Hakkı Bilgen
banner
hakkibilgenius.bsky.social
Hakkı Bilgen
@hakkibilgenius.bsky.social
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Alan 2.'si. Manisa CBÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı Yönetim Yüksek Lisans. Isparta SDÜ Maliye. Kendi yolunda filozof. Tam devrimci. Fenerbahçe. Üstat. Herkesin içindeki hiç kimse.
Güçlü bir kişiliğim ve karakterim vardır. Arada bahsettiğim buna benzer zihinsel durumlar normal. Derin bir nefes alıp kendimi mutlu hissettiğim bir anı düşünüp Hakkı Bilgen felsefesinin en yoğun zevklerini kafamda yaşayan da benim. Sadece insanları vicdanen önemsediğim için. Devrimci yumruk budur..
February 5, 2026 at 12:20 PM
Kendi kendime alakasız bir duruma o an için konsantre olup hayatımı engelleyecek derecede hep onu düşünmekten bahsediyorum. Yorucu olan bu. Onu düşünmesem hayat zaten akıp gidiyor. Ben onu düşünerek kendimi engellemiş oluyorum. Bu sefer de kendimi engellediğim için kendime sinir oluyorum. Hepsi hiç.
February 5, 2026 at 12:11 PM
Kafaya takmamaya çalıştığım her şeyin eğrisini doğrusunu düşünen bir zihin yapım var. Takmadan yaşanmaz. Okuduğum her şeyi insanı tanımak için yaparım. Doğa bellidir. Doğa açıktır. İnsan açık değildir. İnsan, evrendeki kanserdir. Bu kanseri filozoflar tedavi eder. Benim gibi halkın içindeki adamlar.
February 5, 2026 at 12:08 PM
Takıntı haline gelen bazı huylarım var. Zihin şu ikazı yapıyor: Onu öyle yaparsan veya yapmazsan sonucu kötü olacak!. Kötü sinyal vere vere zihin her şeyin kötüye gideceğini düşünüyor. Dedim ya, hepsi aslında benim kontrolümde olan şeyler. Hayatı ne çok ciddiye alıyorum ne de hiç ciddiye almıyorum..
February 5, 2026 at 12:05 PM
Belli bir zamandır herhangi bir durum olduğu anda o durumla yaşıyorum kafamda. Alakalı veya alakasız. Bu da beni zihin olarak yoruyor. Yorulduğumu biliyorum ve bu durumu unutmaya çalışıyorum. Kafaya takmakla ilgili ama benim kontrolümde aynı zamanda. Takıntı gibi. Nefes alıp önüme bakmak bir inayet.
February 5, 2026 at 12:03 PM
Konuşmak nefes ile olur. Üslup geçerlidir. Hem akademik hem de halk ağzıyla konuşan insanı severim. Kendim de öyleyim. Yapmaya çalıştığım şey her zaman hakikati, ortada duran gerçeği "sezgisel fenomenoloji" ile görmektir. Dincilikten uzak duran laik demokratik düzeni oturmuş bir Türkiye Cumhuriyeti.
September 25, 2025 at 8:26 AM
Konuya "her yarak eleştiri konusu olmamalı" diye girdim. İçinde argo bir sözcük bulunan bu cümle eğer o argo sözcük olmasaydı bu kadar vurucu olamazdı. Aydın ve zeki insan olacağım diye istisnasız her konuyu eleştirmeye çalışan orta zekalılar ülkesine dönüştük. Zülfü Livaneli'nin bir kitabının adı..
September 25, 2025 at 8:19 AM
Türkiye'nin kurtuluş reçetesi yine sol Kemalizm'dir. Ulusal Türk bilinci olan demokratik sosyalizm düzeni. Devlet bürokrasisini sosyalist, Kemalist devrimcilerle yükseltip halkın eğitim düzeyini buraya çekerek devrimleri perçinlemektir amaç. İlerici ve aydınlık zekalara güvenip lümpenleri def etmek.
September 25, 2025 at 8:16 AM
Kendi ülkemiz için konuşalım. Her türlü seviyesiz insanı bulabileceğiniz Anadolu'da Kemalist Devrimler olmasaydı direkt Afganistan, Pakistan, İran, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ayarında siyasal açıdan komple dandik bir ülke olacaktık. AKP - MHP faşizmini yaşıyoruz. Bu bile Kemalizm ile yok edilecek..
September 25, 2025 at 8:14 AM
Aşırı eleştirinin olduğu yerde düşünce kaybolur. Kendi babam bile olsa gereksiz konuşanı muhakkak uyarırım. Çünkü her yarak eleştiri konusu olamaz. Olguların içini görecek sezgisel gücü olmayan insanlar sürekli konuşuyor. Temelinde felsefe olmayan eleştiri her daim gereksiz konuşma olarak isimlenir.
September 25, 2025 at 8:11 AM
İnsanın kafatası gerçekten çok güçlü. Bu demek değildir ki kafatasına aşırı bir darbe gelince ölmeyeceğiz. İnsan, kendi kontrolünde bulunan eylemlerde darbe yese bile hemen ölmüyor. Yalnız kontrol sizden çıkınca ölüme yaklaşılıyor. Onu düşündüm. Kontrolsüz eylemlerde bulunmak, ölümü hızlandırmaktır.
August 8, 2025 at 11:48 AM
Bugün de yerden bir şey alıp kalkarken balkonun betonuna çarptım kafamı. Kanama yoktu ama hafif şişmişti. Acile gittim, travmatolojiye. Pek bir şey olmadığını söylediler. Çocukken de balkondan düşüp gül ağacının dikenleri kafamı delmişti. Kafatası çok güçlü. Yaradan bizi bir şekilde koruyor. Gerçek.
August 8, 2025 at 11:45 AM
Daha çok koyu puslu kış günlerini çok severim. Şimdilerde de öyle. Yazın aşırı sıcaklarından nefret ediyorum artık. Dedik ya, aşırı hareketli çocukluk geçirdim diye. Bu, ruh veriyor insana. Her yönü görebilmek istidatı. Bu o kişide vardır veya yoktur. Sezgi kapasitesiyle kendi doğal zekasının ürünü.
August 8, 2025 at 11:42 AM
Çocukken de yere çok düşerdim. Annem aşırı hareketli bir çocukluk geçirdiğimi söyler. Gerçekten de öyle. Çok gezerdim köyün içinde. Çizmemi giyip dereye gittiğim günler hafızamda. Köyün papatya yeşilliği içindeki güneşli günlerini de kış günlerindeki koyu puslu havasını da içime işledim. Yaşamak bu.
August 8, 2025 at 11:39 AM
Bir insana karşısındaki konuşurken onun söylediklerini anlamak için 3-4 saniye zaman kalır. Birçok şeyi düşünen bir insan, karşısındakine düşünecek zamanı bırakmadan sürekli konuşuyorsa o insan kesinlikle hayvandır. Gorildir. Bir insanla goril arasında fark yoksa o insana hiçbir şekilde saygı duyma.
August 2, 2025 at 8:22 PM
Nazım Hikmet'i kötülemek ereğiyle yazmıyorum bunu. Yine birçok kimse için üstün yazınsal meziyetleri olan bir edip ve şiirleriyle toplumcu gerçekçiliğin efsanesi denilebilir. Bunları kabul bile etsem, Nazım Hikmet bana hitap eden bir kişi değil. Bu düşüncemin içeriği, buranın konusu değil dostlarım.
August 2, 2025 at 7:15 PM
Ben her zaman o insanın bana ne hissettirdiğine bakarım. Belli bir konum elde etmiş insanın "yanına yaklaşılması zor kişiliğe bürünmesi, büründürülmesi" beni tiksindirir. Bir de "o görüşü tamamen o kişi temsil eder, ona yönelik olumsuz cümle kurulamaz" bakış açısı, en çok sevdiğiniz o kişiye zarar..
August 2, 2025 at 6:44 PM
Nazım Hikmet'i yakından tanımadık hiçbirimiz. Fikirleri için cefalar çekmiş büyük bir şair olduğunu birçok edebi otorite teslim etmiştir. Dediğim gibi Nazım Hikmet bana soğuk, yabancı bir insan olarak görünür. En temel özelliğim de şudur: İnsan olarak sevmediğim birini kim olursa olsun yine sevmem..
August 2, 2025 at 6:36 PM
Birçok solcu arkadaşıma ilginç gelecek: Nazım Hikmet'i çok sevemedim yıllar içinde. Bana hiçbir yönü kuvvetli gelmemiştir. Bana "yabancı" gelmiştir Nazım Hikmet. Beni kendisine çekecek hiçbir yönü yoktur. Yıllar içinde kitaplarını, şiirlerini okumaya çabalasam da hiçbir eksikliğini hissetmedim yani.
August 2, 2025 at 6:29 PM
Yeni düzende öğretmenden şovmenlik bekleniyor. Sosyal medyada derslerini mükemmel anlattığını gösteren ve öğrencileri tarafından hep sevilen (!?) rol model öğretmenler çoğaldı. Benim öğretmenlik anlayışım beyin temelli ve klasiktir. Türkçe, kesin olarak sözcük dağarcığının gelişmesi dersidir kökte..
July 23, 2025 at 10:44 AM
En temelden kişisel olarak en doğru mesleği seçecek bir altyapımızın olmayışı ve ortalamadan daha yüksek olan içsel ve sözel zekamı mesleğe çevirecek ortamlara giremeyişim yüzünden birçok şeyde geciktim. Bundan sonra kendimi öldürecek halim yok. Başka şanslara bakacağız. Filozofluğa devam tabii ki..
July 23, 2025 at 10:24 AM
Öğretmenlik için KPSS kaldırıldı. AGS geldi. Öğretmen adayları artık 1-1.5 sene Milli Eğitim Akademisi'nde yeniden ders görecekler. Sınav sınav üstüne. Bıktım artık. Böyle bir düzeni reva gören tüm siyasetçilere küfür ediyorum. Küfür etme özgürlüğümü kimse elimden alamaz. Bir daha bu sınava girmem..
July 23, 2025 at 10:13 AM
Öğretmenlik için atama üniversiteden olmalı. Öğrencinin yeterli olup olmadığını üniversitedeki eğitimi belirleyemiyorsa neden eğitim veriliyor?. Öğrenci göreve başlayacağını bilirse daha çok motive olur. Benim motivasyonum da üniversitedeyken çok iyiydi. Derslerime, okuluma konsantre ve mutluydum...
July 23, 2025 at 10:11 AM
Merkezi sınavlardan istediğimi alacak şekilde değil daha çok doğaçlama çalışıyorum o sınava. Sınavlara çalışmayı sevmem. Kendimdeki potansiyeli açığa çıkaracak serbest ortamı bulduğum için Burdur'da harika bir Türkçe Öğretmenliği dönemi geçirdim. Maliye ve İşletme'den sonra Türkçe'de kendimi buldum.
July 23, 2025 at 10:04 AM
Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği bölümünden 100 üzerinden 96 ortalama ile mezun olmama rağmen atanmaya yetecek puanı alamıyor oluşumun birçok nedeni olabilir. Genel olarak 74-75 puan alıyorum merkezi sınavlardan. 80-85 civarı almayı gerek şart yapıyor düzen.
July 23, 2025 at 10:02 AM