Sinop Pervane Medresesi esnafına tahliye dayatması: “Kadınları iki ayda kapının önüne koyuyorlar”
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+)
Sinop — Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğü, “onaylı projeye aykırı uygulamaların tespit edildiği” gerekçesiyle Sinop’taki Pervane Medresesi esnafından işletmelerini boşaltmalarını istemişti. Pervane Medresesi esnafı ise kendilerinin tek geçim kaynaklarının buradaki iş yerleri olduğunu ve sebepsiz yere çıkartılmak istendiklerini söyledi.
Sinop Pervane Medresesi esnafı Elmas Aydın, şöyle konuştu:
"Buranın Sinop halkına ait olduğunu düşünüyorum. Ben 7 yıldır buradayım, bu çarşıda Sinop’un tanıtımı ve yöresel el sanatlarını tanıtmak adına bütün hanım arkadaşlarımla emek veriyoruz. Ancak bu yıl, yaklaşık 3,5 aydır usulsüz bir şekilde buradan çıkartılmamız konusunda mücadele veriyoruz.
Burada verdiğimiz mücadele, çok büyük paralar kazandığımız için değil; Sinop’taki bu turizm lokasyonunun elimizden gitmemesi, kaybolmaması ve Sinop’un böyle güzel bir yeri kaybetmemesi içindir. Burası çünkü Sinop’un tek çarşısı, tek hanımeli çarşısıdır. Buraya gelen ev hanımından ilkokul öğrencisine, profesöründen yetkilisine, milletvekiline kadar tüm insanların toplandığı, tanıştığı, sohbet ettiği ve birlikte aynı şartlar altında çay içip sohbet ettiği bir ortamdır. Burayı kaybetmek üzereyiz. Bizim mağduriyetimiz zaten ortada. Kış gününde vakitsiz ve usulsüz bir şekilde buradan çıkmamız talep edildi ancak asıl mağduriyet Sinop adına yaşanacak.
Sinop çok küçük bir yer. Burada dükkân bulmak çok zor. Dükkanlar bulunsa bile içinde yapılacak emek ve harcamalar yüksek fiyatlara çıkıyor. Zaten dükkan da bulamıyoruz. Kiralar çok yüksek. Hepimiz ayrı ayrı en lüks dükkanları bulsak bile şu lokasyonda yarattığımız etkiyi, sinerjiyi başka yerde yaratamayız. Çünkü burası Sinop’un tek turizm lokasyonu. Buradan hepimiz en lüks yerlere de yerleştirilsek, buradaki atmosferi yakalayamayacağız. Bu durum ekonomik olarak bizi de vurdu. Korkarım gelecekte Sinop’u da vuracak bu ekonomik sıkıntılar."
"Ne yapacağımızı bilmiyoruz"
Belgin Köklü ise, "Benim ürünlerim buradan Amerika’da, Emine Erdoğan Hanımefendi tarafından sergilendi. Bundan sonra bu ürünlerimi nerede sergileyip nerede yapacağım? Nerede sergileyeceğim? Ayrıca yetiştirdiğim insanlar da var. Benim önüm kesilmek isteniyor. Bize hiç yardımcı olan olmadı. Birilerinin yardım etmesini istiyorum. Çünkü sanatımı bundan sonra devam ettiremeyeceğim. Emine Erdoğan Hanımefendi, benim bu işi devam ettirmem lazım. Bu işin devamını nerede yapabiliriz? Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Biz buradan apar topar çıkarılıyoruz. Ne yapacağımızı bilmiyoruz" dedi.
Nurcan Yıldırım ise "Medrese esnafı olarak turizme hizmet etmekten, burayı güzel tanıtmaktan başka hiçbir şey yapmadık. Sokak kedilerine bizden daha çok sahip çıktık. Biz her yerde yalnız kaldık. Sesimizin duyulmasını ve bize sahip çıkılmasını istiyorum" diye konuştu.
Havva Şeker de "Buradan çıkmak istemiyoruz. Ne yapalım? Yapacak bir şeyimiz yok. Tutunacak dalımız yok; kanadımız yok, aylık yok, yıllık yok. Benim ekmeğim buradan çıkıyor. Evimin kirası 8 bin lira. Ne yapacağım? Şaşırıyorum" ifadelerini kullandı.
Banu Kazan ise, "Karda kışta, bu soğuk havalarda bizi işimizden ediyorlar. Hiçbir yerde dükkan bulamıyoruz. Tüm yetkililer ‘arkamızdayız’ dediler ama şu an arkamızda duran hiç kimse yok. O yüzden mağduruz" dedi.
"Mağduriyetimizin giderilmesini rica ediyorum"
Hicran Özkan, "Bura herkesin gururla gösterebileceği, yaz kış sürekli bütün yetkili amirlerin misafirlerini getirebileceği bir yerken tamamen turizme kapatılması ve bizi buradan dışarıya atmaları, hepimizin çok yalnız kalmasına neden oldu ve bizi gerçekten çok üzdü. Bütün yetkili amirlere sesleniyorum; lütfen yanımızda olun. Sürekli aynı şekilde birçok yere başvurduk ama bir ses duyamadık, yanımızda bir insan göremedik. Artık burası Sinop’a ait olsun ve Sinop’un kalsın istiyorum. El sanatları çarşısı olarak kalsın istiyorum" diye konuştu.
Nuriye Özpınar ise "23 yıldır buradayım. Asırlık sandıkta kalan malzemeleri çıkararak kendim üretim yapıyorum. Mağduriyetimizin giderilmesini rica ediyorum" diye konuştu.
Reyhan Aklimon da şunları kaydetti:
"23 yıldır buradayız. Hiç kimse bu konuda bizimle ilgilenmiyor. Neden olduğunu da bilmiyoruz tabii. Bize ‘çıkın’ diyorlar. Biz kış günü nereye gidelim? Bunu bize önceden belirtmeleri gerekiyordu. Arasak da dükkan yok. Bizim şimdi elimizdeki dükkanımız gidince, bu kış gününde ne yapabiliriz? Bize sadece onu söylesinler. Bize bir iş bulsunlar, bir dükkan göstersinler, biz gidelim. Ama bu da yok."
"Buranın esnafı birlikteyken güçlüdür"
Reyhan Karaaydın ise "Vakıflar Bölge Müdürlüğü sudan bahaneler sunarak bizi buradan çıkarmak istiyor. 23 yıldır buraya çok büyük emekler verdik. Turizme katkıda bulunduk. Eskiden böyle bir mekan yoktu. Bu kadar kadını bir anda, iki ay içinde kapının önüne koyuyorlar. Ekmeklerinden ediyorlar. Lütfen ellerini vicdanlarına koyup bizlere yardımcı olsunlar, vicdanlı olsunlar" diye konuştu.
Melike Yılmaz ise şunları söyledi:
"Buranın esnafı birlikteyken güçlüdür. Burayı dağıttıklarında, buradaki kadınları başka yerlere gönderdiklerinde hepsi kendisini tek tek ifade etmeye çalışacak ve bu mümkün olmayacak. Buranın boşaltılması sürecinde Vakıflara gidip konuştum. Burayı aslında uygun bir şekilde medrese olarak kullanmak istiyorlarmış. Halbuki medreseler 1924 yılında kapatıldı. Artık okullarda eğitim veriliyor. Aslında uygun kullanmak istedikleri yer, şu anda bir turizm lokasyonudur ve projesi de bu şekilde çizilmiştir. Yaptıkları şey yanlıştır.
Kararlarından dönmeleri için elimizden geleni yaptık ama dönmüyorlar. Hukuki süreçlerimizi de başlattık. Ancak kapılar yüzümüze birer birer kapanmaya devam ediyor. Umarım yanlışlarından dönerler, buradaki insanların seslerini duyarlar. Yerel yöneticilerin, her partiden, daha çok yanımızda olmalarını bekliyoruz açıkçası. Sivil toplum kuruluşlarının hemen hemen hepsi yanımızda. Umarım kararlarından geri dönerler."
(ANKA)