Yağmur Yılan
banner
aquarius3494.bsky.social
Yağmur Yılan
@aquarius3494.bsky.social
Mustafa Kemal Atatürk 1881- 193∞ 17.02 ♒ 03.09 👫 17.02 💍 19.07👰 🩵💛 12.04👶

Yiğit Efenin anası 😎
Reposted by Yağmur Yılan
Aliağa'da 4 ayda 3 işçi çalışırken öldü Eski malzemeler, göstermelik denetimler ve hız baskısı Aliağa’yı bir ölüm hattına çevirdi. Son dört ayda üç işçi iş… https://www.evrensel...
Aliağa gemi sökümünde son 4 ayda 3 işçi çalışırken öldü: Her gün kelle koltukta çalışıyoruz
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+) İzmir – Aliağa gemi söküm bölgesi, son dört ayda üçüncü iş cinayetiyle bir kez daha ölüm alanına dönüştü. Blade Denizcilik tesisinde çalışan Salih Ataman, 10 Ocak’ta vinç kancasının koparak üzerine düşmesi sonucu yaşamını yitirdi. İşçiler, yaşananların “kaza” değil, denetimsizliğin, eski ve güvensiz malzemelerin, hız baskısının ve götürü çalışma sisteminin sonucu olduğunu söylüyorlar. Son dört ayda üç işçinin yaşamını yitirdiği bölgede ne gerçek bir denetim ne caydırıcı bir yaptırım ne de patronlara yönelik bir hesap sorma var. Salih Ataman’ın ölümünün ardından aynı iş kolunda çalışan, olayı bilen işçilerle görüştük. İş kazalarının artık günlük rutine, iş cinayetlerinin ise “şaşırmayacağımız olaylara” dönüştüğünü söyleyen işçiler, çalışma koşullarına ve arkadaşlarını kaybetmeye duydukları öfkeyi dile getiriyorlar. "Malzemeler yeni olsa Salih’i kaybetmezdik" Başka bir firmada çalışan bir gemi söküm işçisi, Salih Ataman’ın yaşamını yitirdiği iş cinayetini şöyle anlattı: “Vinç loçasındaki mandal çalışmıyordu. Loça zaten paslıydı. Rüzgâr kuvvetliydi, doğal olarak mandal tutmayınca çıkıyor. Normalde loçanın havada asılı kalmadan, güvenli şekilde çalışması gerekir. Ama burada öyle değildi. Mandal sistemi çalışmıyordu. Rüzgar ve aletin kötü olması sonucu üçlü sapan arkadaşımızın üzerine düştü. Ambulans gelene kadar zaten çoktan hayatını kaybetmişti. Yani malzeme düzgün olsa, yenisi alınmış olsa Salih’i kaybetmezdik.” "Denetimden önce haber geliyor, denetim bitince eski düzene devam" Patronların malzemeleri yenilemediğini söyleyen işçi, şöyle devam etti: “Malzemelerin kötü durumda olduğunu biliyorlar. Söylediğimizde de ‘gidin gemiden ne lazımsa alın’ diyorlar. Yani yine eski, çürük malzemeye yönlendiriyorlar. Masraftan kaçmak için gemiden çıkanları kullandırıyorlar. Platformun vinçleriyle de yıllardır aynı işler yapılıyor. Bu kadar eski ve ömrü tükenmiş malzemeyle çalışınca bedelini işçilerin ömründen kesiyorlar.” Denetimlerin ise göstermelik olduğunu vurguluyor: “Denetim haberi zaten önceden geliyor. Ona göre ortalığı toparlıyorlar. Denetim bitince eski düzene devam. O yüzden ne ceza alıyorlar ne uyarı. Denetim var ama sonuç yok.” "Götürü sistem ölüm riskini büyütüyor" İşçiler, iş cinayetlerinin önemli nedenlerinden birinin hız baskısı ve götürü sistem olduğunu söylüyor: “Şöyle bir sistem var: Ne kadar hızlı bitirirsen o kadar çok para alırsın. İnsanlar zaten zor durumda, daha fazla kazanmak için bu götürü sistemini kabul ediyor. Ama bu sistem olduğu sürece iş kazası da iş cinayeti de bitmez.” Götürü sistemin yorgunluğu ve dikkatsizliği artırdığını anlatıyor: “Normalde 7-8 ayda bitecek işi 4-5 ayda bitirmek için anlaşılıyor. Her gün iki kat fazla çalışıyorsun. Daha yorgun, daha dikkatsiz oluyorsun. Sonra bir şey olunca ‘kader’ deniyor. Ama mesele kader değil. Bu koşullarda çalışmak zorunda bırakılmasak, ‘hadi hadi iş bitecek’ diye baskı kurulmasa bunlar olur mu?” Bu noktada işçi, sorunun bireysel dikkatsizlik değil sistem olduğunu vurguluyor: “Evet işçinin dikkati önemli ama bu koşullarda kim ne kadar dikkat edebilir? Başta götürü sisteminin kalkması, her yerde çalışma koşullarının insan gibi olacak şekilde düzenlenmesi lazım.” "Kurşun yüksek çıktıysa ya kapı dışarı ya da sürgün" Gemi sökümde sadece ani ölümler değil, ağır hastalıklar da işçilerin kaderi haline gelmiş durumda: “Kurşun oranı yüksek çıkması, bel fıtığı, akciğer hastalıkları çok yaygın. Ama özellikle kurşun yüksek çıkarsa ya seni başka yere gönderiyorlar ya da direkt çıkışını veriyorlar. Hem bu iş yüzünden hastalanıyorsun hem de işsiz kalıyorsun.” Meslek hastalığı olarak tanınmamasına da tepki gösteriyor: “Bu hastalıkları meslek hastalığı saymıyorlar. Tedavisi de öyle hemen olmuyor. 4-5 ay temiz hava alman gerekiyor. Yıllarca ölüm riskiyle çalışıyorsun, sonra da hastalığınla ortada kalıyorsun.” "Her gün ölüm riskiyle bu ücretlere çalışılmaz" İşçiler, ağır risklere rağmen ücretlerin düşük olduğunu söylüyor: “Her gün kelle koltukta çalışıyoruz. 60-70 bin lira maaş alıyoruz. Bu işin ağırlığına, riskine, bize bıraktığı hastalıklara bakınca bunun karşılığı bu para olamaz.” Ücret tartışmasını “tehlike primi” değil “yaşam hakkı” üzerinden kuruyorlar: “90-100 bin lira denince fazla gibi geliyor olabilir ama yaptığımız işi kim kolay kolay yapabilir? Her gün üstümüze ne düşecek diye çalışıyoruz. Böyle bir çalışmanın karşılığı da farklı olmalı.” İşçilerin birlikte hareket etmesinin önüne baskı ve korku konulduğunu da anlatıyor: “Zam isteyince hemen işten atma tehdidi başlıyor. İşçiler korkuyor: kira var, kredi var, çocuk var. Ama işverenler hemen bir araya gelip ortak zam açıklayabiliyor. Biz bir araya gelince dağıtılıyoruz. Yine de başka yol yok, birlik olmak zorundayız.” Aliağa’daki son iş cinayetleri Aliağa gemi söküm bölgesinde yaşanan iş cinayetleri münferit değil, sistematik bir ölüm düzeninin sonucu. Son dört ayda yaşamını yitiren üç işçi, denetimsizliğin ve kâr hırsının nasıl can aldığını bir kez daha gösteriyor. Halil İbrahim Uz 45 yaşında, iki çocuk babası, taşeron işçiydi. Bergama’da yaşıyordu. 2 Ekim’de Mavi Denizcilik (Sugurya) Geri Dönüşüm Tesisleri’nde geminin kaptan köşkünde bulunan keresteleri sökerken yaklaşık 5 metre yükseklikten düştü. Mesai arkadaşları ambulansın 45 dakika sonra geldiğini söylüyor. Hasan Aktepe 40 yaşında, iki çocuk babasıydı. Aliağa’da yaşıyordu. 12 Kasım’da eski adı Kalkavan Gemi Söküm olan Gemi Geri Dönüşüm Tesisleri’nde kesilen gemi parçasının altında kaldı. Parçaların 600-700 ton ağırlığında olduğu, 3-4 kepçeyle kaldırılabildiği belirtiliyor. Hastaneye bile götürülemeden yaşamını yitirdi. Salih Ataman 49 yaşında, iki çocuk babasıydı. Aliağa’da yaşıyordu. 10 Ocak’ta Blade Denizcilik tesisinde vinç kancasının kopması sonucu üzerine düşmesiyle yaşamını yitirdi. Ambulans geldiğinde hayatını kaybetmişti.
www.evrensel.net
January 16, 2026 at 5:45 AM
Reposted by Yağmur Yılan
Sadece sokak röportajı yaptığı için tutuklanan Hasan Köksoy'u hiçbir siyasi parti, gazeteci veya milletvekilinin ziyaret etmediği öğrenildi:

"Hak ettiğim bu muydu?"
December 13, 2025 at 8:55 PM
Reposted by Yağmur Yılan
🏆 #UEL Lig Aşaması 6. Maç

🆚 SK Brann
🗓 11 Aralık Perşembe
🕚 23.00
📍 Brann Stadyumu
📲 #BRAvFB
December 10, 2025 at 7:03 PM
Reposted by Yağmur Yılan
CHP'nin Çatalca mitinginde yurttaşlardan Ekrem İmamoğlu'na destek mesajı: Ekrem Başkan hukuksuz bir şekilde içeride tutuluyor, haksızlıklara ses çıkarmak için buradayız

ankahaber.net/haber/detay/...
CHP'nin Çatalca mitinginde yurttaşlardan İmamoğlu'na destek mesajı: Ekrem Başkan hukuksuz bir şekilde içeride tutuluyor, haksızlıklara ses çıkarmak için buradayız
CHP'nin Çatalca'da düzenlediği mitinge katılan yurttaşlar, CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na destek mesajı verdi. Hatay'dan mitinge katılan bir yurttaş, "İYİ Parti'ye kayıtlıyım am...
ankahaber.net
December 10, 2025 at 7:06 PM
Reposted by Yağmur Yılan
✉️Sessiz ama ölümcül hastalığımız

Borçlu işçi yalnızca para kaybetmez; huzur kaybeder, geleceğini kaybeder, hayal kurma hakkını kaybeder. Çünkü borç insanın yarınlarını ipotek altına alan en sessiz kelepçe.

✒️Kırıkkale… https://www.evrensel...
Futbolda bahis soruşturması: Gözaltına alınan 38 kişi sağlık kontrolünden geçirildi
Futbolda bahis soruşturması kapsamında gözaltına alınan, aralarında futbolcu, kulüp yöneticileri ve hakemlerin de bulunduğu 38 kişi, sağlık kontrolünden geçirildi.
www.evrensel.net
December 6, 2025 at 9:05 PM
Reposted by Yağmur Yılan
İnternet çöktü: Cloudflare durumu toparlamaya çalışıyor

www.diken.com.tr/internet-cok...
İnternet çöktü: Cloudflare durumu toparlamaya çalışıyor - Diken
18.11.2025 - Cloudflare sorunu nedeniyle çok sayıda internet sitesine erişim sorunlu. Şirket durumu toparlamaya çalıştığını duyurdu.
www.diken.com.tr
November 18, 2025 at 1:28 PM
Reposted by Yağmur Yılan
Meteoroloji: 23 ilde kar ve sağanak yağış bekleniyor

www.diken.com.tr/meteoroloji-...
Meteoroloji: 23 ilde kar ve sağanak yağış bekleniyor - Diken
13.11.2025 - Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) günlük tahminine göre ilde kar ve sağanak yağış bekleniyor.
www.diken.com.tr
November 12, 2025 at 10:10 PM
Reposted by Yağmur Yılan
Gerekçe yolsuzlukmuş: Ahmed Şara abisinin ofisini kapattı
Gerekçe yolsuzlukmuş: Ahmed Şara abisinin ofisini kapattı - Diken
01.11.2025 - Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, abisi Cemal Şara'nın başkent Şam'daki ofisini 'yolsuzluk' gerekçesiyle kapattı.
www.diken.com.tr
November 1, 2025 at 5:10 PM
Reposted by Yağmur Yılan
Hava yolu şirketi kilolu yolculardan iki koltuk parası alacak
Hava yolu şirketi kilolu yolculardan iki koltuk parası alacak - Diken
01.11.2025 - ABD merkezli hava yolu şirketi Southwest Airlines uçak koltuklarının kol dayama sınırına sığmayan yolculardan artık iki koltuk parası alacak.
www.diken.com.tr
November 1, 2025 at 5:30 PM
Reposted by Yağmur Yılan
Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından 234'ten fazla artçı sarsıntı kaydedildi. https://www.evrensel...
Kütahya Simav'da 234 artçı deprem meydana geldi - Evrensel
Sitemizde zorunlu ve isteğe bağlı çerezler kullanıyoruz. Çerez Politikamız hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. "Kabul Et" butonuna tıklayarak isteğe bağlı çerezleri kabul edebilirsiniz. İsteğe bağlı çerezleri kabul etmediğinizde bazı özellikler devre dışı kalabilir.
www.evrensel.net
September 29, 2025 at 5:08 AM
Reposted by Yağmur Yılan
AFAD:

"An itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır.

Saha tarama çalışmaları devam etmektedir."
September 21, 2025 at 9:35 PM
Reposted by Yağmur Yılan
Sıra ‘mülkiyet hakkı’nda!

✒️ Mustafa Yalçıner yazdı https://www.evrensel...
Sıra 'mülkiyet hakkı'nda!
Emeklileri ve işsizleriyle emekçilerin devasa bir kitlesini yemeden-içmeden kesmekte olan Saray iktidarı binlercesini iflasa sürükleyip icraya düşürdüğü küçük üretici köylülerle esnafın, hatta KOBİ denenlerin mülklerine doğrudan el atmaya başladı. Yeni değil, ama artık dolayımlamadan “mülkiyet hakkı”nı hedef alır oldu. Önceden, örneğin Aydın Doğan’ın mülkiyetindeki gazetelerle TV kanalları hedefe konmuş, “vergi borcu” türünden gerekçelerle kesilen milyarlık cezalarla Doğan bezdirilmişti. Sonrasında, bir yakın tüpçü karşılıksız kredilerle medya patronu olmuştu. Dolayımlıydı ama henüz mülkiyete düpedüz el konulmamıştı. 2016’ydı. Sedat Peker, M. Ağar’ın Bodrum’daki Yalıkavak Marina’ya çöktüğünü, tehdit edilen Azeri Mansimov’un hisselerini bedava gibi düşük bir fiyattan devrettiğini ileri sürmüştü. Kendisi de sağlam ayakkabı olmayan Mansimov açtığı davayı kaybetmişti. Burada da mülkiyete el konmuştu, ama yine dolayımlar vardı. Artık mülkiyete düpedüz el koymalara tanık oluyoruz. Can Holding, artık adet olduğu üzere bir savcılıkça hakkında açılan soruşturma sonucu TMSF’ye “devredildi” ya da holdinge el konuldu. Adettendi; holding bünyesinde “Suç işlemek amacıyla örgüt kurulmuş”tu! “Suç örgütü” aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı, şirket hesaplarına kaynağı belirsiz gelirler sokulup aklanması gibi suçlar isnat edilmekteydi şirket sahiplerine. Sanki dolandırıcılık yapmayan, vergi kaçırmayan ya da vergileri silinmeyen ve hesap defterleri düzgün olan şirket varmış gibi mülkiyetin el değiştirmesine gelinmişti. Show TV, Haber Türk gibi kanallarla Bilgi Üniversitesi ve lojistik şirketlerin sahibi holding, artık nedeni neyse, hedefe konmuş ve milyarlık mülklerinden olmuştu. Hemen öncesinde, yine bir savcılık soruşturması ve yetkisizliği su götürmez bir mahkeme kararıyla, geçmiş kongresi ve il yönetimi geçersiz sayılarak CHP İstanbul örgütüne kayyım atandı. Hukukun bini bir para, ama geçtik, CHP’nin mülkü olan il binasına CHP merkez yöneticileriyle milletvekilleri zehirli gaz kullanılarak sokulmamaya çalışıldı. Hem de parti İstanbul il binasını Bahçelievler’e taşıyıp binlerce polisin doluştuğu binayı Genel Başkanlık Ofisi yapıp Valiliği ve İçişleri Bakanlığını bilgilendirmesine rağmen. Şimdi partinin mülkü olan binayı hâlâ parti değil polisler kullanıyor! Kimin mülkü kime kısmet mi… Geçtiğimiz pazartesi günü ise, YK Enerji adlı bir şirket, maden arama ruhsatı aldığı Akbelen olarak bilinen Muğla’nın İkizköy ve çevresindeki 50’den fazla mahallenin şimdilik bir bölümünde, halkın tapulu malı olan arazilerde “Taşıyacağım” deyip zeytin ağaçlarını sökmeye başladı. Oysa arazi de zeytin ağaçları da tapulu mülkiyet! Ağaçları sökme işlemi mülkiyet haklarını savunarak ağaçlarını sahiplenmeye çalışanlar gözaltına alınarak sürdürüldü. Bu amaçla zeytin yasası olarak bilinen yasa çıkarılmıştı. Artık “maden” denip istenen her yerde mülklere el konabilecek! Zaten Akbelen ilk değil! Bu yıl nisan sonunda Hatay Samandağ’a bağlı Mağaracık ve Hıdırbey Mahallelerinde, yine tapulu arazilerde “tapu da neymiş” denerek çok sayıda zeytin ve narenciye ağacı sökülmüş, tepkisini ifade eden mülk sahibi yurttaşlara jandarma müdahale etmişti. Üstelik burada gerekçe maden değil, depremin ardından kırık dökük yapımına başlanan TOKİ’nin “afet konutları inşaatları”ydı. Depremzedelerin yüzde 10’una ancak verilebilen afet konutları yapılsa bir türlü yapılmasa bir türlü cinstendi! Zaten ihtiyaç sahiplerine verilmiyordu ve aşırı pahalıydı. Yapılırken de halkın geçim kaynağı tapulu zeytinlikleriyle narenciye ağaçları iş makineleriyle sökülüyordu! TOKİ “Acele kamulaştırma” kararı çıkartmıştı tanıdık mahkemelerden. Karara yine mahkemelerde itiraz edilmişti, ama itirazın sonucu beklenmemişti. Şimdi artık dolayımlı çökmeler geride kalıyor. Gelir getiren tüm varlıkları “Varlık Fonu” adı altında tek elde toplayıp mülkiyetine olmasa bile tasarrufuna alan Saray iktidarı artık doğrudan mülklere el koymaya başladı. Halkı mülksüzleştiren banka ve sanayi tekellerini mülksüzleştirmeyi programlarına alan sosyalistleri mülkiyet düşmanlığıyla suçlayanların mülklere el koyar olması yolun sonuna gelindiğinin bir göstergesidir.
www.evrensel.net
September 17, 2025 at 2:35 AM
Reposted by Yağmur Yılan
CHP’li Deniz Yavuzyılmaz: Zafer Havalimanı'nda Hazine'nin şirkete yapacağı garanti ödemesi 4 milyon 502 bin Euro

ankahaber.net/haber/detay/...
CHP’li Yavuzyılmaz: Zafer Havalimanı'nda Hazine'nin şirkete yapacağı garanti ödemesi 4 milyon 502 bin Euro
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan Zafer Havalimanı'na ilişkin 2025 yılına ait yolcu ve garanti ödeme verilerini paylaştı. Yavuzyılmaz, "Bu tablo büyük b...
ankahaber.net
September 16, 2025 at 10:41 PM
Reposted by Yağmur Yılan
Ege Denizi'nde 5,1 büyüklüğünde deprem

ankahaber.net/haber/detay/...
Ege Denizi'nde 5,1 büyüklüğünde deprem
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Ege Denizi'nde 5,1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini bildirdi.
ankahaber.net
September 8, 2025 at 9:52 PM
Reposted by Yağmur Yılan
Bursa'da gece boyunca yangınla mücadele eden itfaiyeciler bir halı sahada dinlendi.
July 27, 2025 at 6:09 AM
"Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir." Demiş Atatürk

Artık olabilir değil…
July 5, 2025 at 6:45 AM
Reposted by Yağmur Yılan
Mansur Yavaş: (CHP'li Belediyelere düzenlenen operasyonlar hk.)

"Hukukun siyasete göre eğilip büküldüğü, adaletin sadece bir kesim için uygulandığı bir düzende kimse bizden hukuk devletine güvenmemizi, adalete inanmamızı beklemesin."
July 5, 2025 at 6:19 AM
Ben bunların sonunu hiç iyi görmüyorum ya 😒
July 5, 2025 at 6:18 AM
Reposted by Yağmur Yılan
CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar tesadüf değil, alfabetik sıraya göre yürütülen siyasi bir tasfiye planıdır.

Yargı, hukuk için değil, iktidarın talimatıyla hareket ediyor.

Bu intikam siyaseti, demokrasiye darbedir.

Hukukun üstünlüğü için susmayacağız, geri adım atmayacağız.
July 5, 2025 at 6:16 AM
Memleket partisini kk ya verin orda otursun
June 27, 2025 at 3:11 PM
Reposted by Yağmur Yılan
Pabuç pahalı!

Bahçelievler Belediye Meclisi’nin Nisan ayı oturumunda, CHP'li üye Bahar Günçiçek'e "sahtekar, şerefsiz" diyerek hakaret eden başkan Hakan Bahadır hakkında mahkeme bir ay süreyle tedbir kararı verdi.
April 25, 2025 at 5:11 PM