Kenan ÇETİN
banner
kecetin.bsky.social
Kenan ÇETİN
@kecetin.bsky.social
⚙️ Emeğe ve
🎭 Hayata dair her şey ⭐️☭🌍
Burada ve ▶️ Youtube kanalımda
👉 https://youtube.com/@kecetin
👉 https://facebook.com/kecetin
👉 https://instagram.com/ke_cetin
Reposted by Kenan ÇETİN
📢Bursa zehirlendi!

Kirazlıyayla’da Meyra Madencilik’in atık barajı çöktü, tonlarca kimyasal ve ağır metal dereye, toprağa karıştı.

Yıllardır uyarılan heyelan riski görmezden gelindi, şirket “doğal afet” dedi.
January 31, 2026 at 5:48 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
Katledilişinin 30’uncu yılında Metin Göktepe'yi anıyoruz

Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, polis tarafından katledilişinin 30’uncu yılında, 8 Ocak Perşembe günü saat 11.00’de mezarı başında… https://www.evrensel...
Katledilişinin 30’uncu yılında Metin Göktepe'yi anıyoruz
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+) Gazetemiz Evrensel'in Muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 30’uncu yılında, çalışma arkadaşları, ailesi, meslektaşları ve dostları tarafından mezarı başında anılacak. Anma etkinliği İstanbul Esenler’de bulunan Kemer Mezarlığı’nda 8 Ocak Perşembe günü saat 11.00'de başlayacak. Metin Göktepe, 1996’da Ümraniye E Tipi Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek için "Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar" diyerek gittiği Alibeyköy’de polislerce gözaltına alınmış ve götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda dövülerek öldürülmüştü.
www.evrensel.net
January 7, 2026 at 10:13 AM
Reposted by Kenan ÇETİN
5 maddede Monroe Doktrini: Trump'ın hedefi ne?

Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıyı “Monroe Doktrini’nin yeniden tesisi” diye savundu. 200 yıllık ABD sömürge doktrini, Latin Amerika için bir kez daha devrede.

Peki bu “güncelleme” ne anlama geliyor?
January 7, 2026 at 1:36 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, polis şiddeti sonucu yaşamını yitiren gazetemiz Evrensel'in Muhabiri Metin Göktepe’yi andı

"Kamuyu gözeten habercilik… https://www.evrensel...
RSF Türkiye Temsilcisi Önderoğlu: Kamuyu gözeten habercilik için hayatını adayan Metin’i unutmuyoruz
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, 1996 yılında İstanbul Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda gözaltında polis şiddeti sonucu yaşamını yitiren gazetemiz Evrensel'in Muhabiri Metin Göktepe’yi anarak, cezasızlığa karşı verilen mücadelenin önemine dikkat çekti. Önderoğlu, yaptığı açıklamada, Göktepe’nin öldürülmesinin Türkiye basın tarihindeki en çarpıcı suçlardan biri olduğunu vurgulayarak, RSF’nin gerçeğin ortaya çıkarılması ve dosyanın cezasızlığa karşı örnek bir mücadeleye dönüşmesi sürecinde demokratik kurumlar ve gazetecilik meslek örgütleriyle dayanışma içinde olmaktan onur duyduğunu ifade etti. “Kamuyu gözeten habercilik için hayatını adayan Metin’i unutmuyoruz” diyen Önderoğlu, Metin Göktepe’nin mücadelesinin bugün de basın özgürlüğü ve gazetecilerin can güvenliği açısından yol gösterici olmaya devam ettiğini belirtti.
www.evrensel.net
January 7, 2026 at 2:01 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırısını protesto eden Soma Emek ve Demokrasi Güçleri, emperyalist müdahaleye karşı ortak mücadele çağrısı yaptı https://www.evrensel...
Soma’da ABD'nin Venezuela'ya saldırısı protesto edildi: Emperyalizme karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+) Manisa - Soma Emek ve Demokrasi Güçleri ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırısını protesto etti. Bugün 17.30'da Soma Beşyol otobüs durakları'nda toplanan platform bileşenleri basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Amerikan emperyalizminin son hedefi Venezuela oldu, emperyalist haydutlukta sınır tanımayacağını fütursuzca bütün dünyaya ilan etti" denildi. ABD'nin daha önceki ülkelere yapılan müdahaleleri gibi Venezuela'yı tehdit ettiği, uyuşturucuyla mücadele ve demokrasi yalanıyla saldırıyı meşrulaştırmak istediği belirtilerek "Yugoslavya'da barış içindi, Irak'ta demokrasi içindi, Suriye'de özgürlük içindi, Gazze'de terörü önlemek içindi, Venezuela'da uyuşturucu içindi Bu yalan gerekçelerle ülkeleri lime lime ettiler. Halkları böldüler ve katlettiler. Ülkelerin özgür iradelerine, siyasi tercihlerine saldırdılar" denildi. ABD'nin saldırısının gerçek niyetinin ise ABD başkanı Trump'ın yaptığı açıklamasında ifade ettiği gibi Venezuela'yı kendilerinin yönetmesi, petrolünü kendilerinin işletmesi ve doğal kaynaklarına el koymak olduğu vurgulanan açıklamada, “Yetmedi, Küba dahil birçok ülkenin yönetimlerini beğenmediğini, Venezuela'nın başına gelenlerin her an onların da başına gelebileceğini söyleyerek tehdit etti." İfadelerine yer verildi. ABD'nin saldırısının uluslararası hukuka aykırı olduğuna işaret edilen açıklamada,”Bir devlet başkanını rehin alarak ülke dışına çıkarmak, Venezuela'nın başkentini Karakas'ı bombalayarak, Madura ve eşini esir alarak ülke dışına çıkarmak uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler şartına uymamaktır" denildi. “Bütün dünya halkları Venezuela halkının yanında olduğunu hissettirmelidir” denilen açıklama şu sözlerle bitirildi. "Bizler bugün Soma'dan sesleniyoruz. Herkesi emperyalist müdahaleye karşı ortak mücadeleye çağırıyoruz. Kahrolsun ABD emperyalizmi! Katil ABD, Venezuela'dan defol." (Evrensel)
www.evrensel.net
January 7, 2026 at 5:57 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
Ege Barış ve İletişim Derneği AB’nin Venezuela’ya yönelik saldırısına tepki göstererek; “Bu müdahaleler, halkların iradesini yok sayan, ülkeleri ekonomik ve siyasal olarak… https://www.evrensel...
Ege Barış ve İletişim Derneği'nden ABD saldırısına tepki: "Halkların iradesi yok sayılıyor
Ege Barış ve İletişim Derneği AB’nin Venezuela’ya yönelik saldırısına tepki göstererek; “Bu müdahaleler, halkların iradesini yok sayan, ülkeleri ekonomik ve siyasal olarak kuşatma altına alan neoliberal ve sömürgeci politikaların ürünüdür” dedi. <a> <a> İzmir – Ege Barış ve İletişim Derneği, ABD'nin Venezuela'ya yönelik müdahalesine ilişkin yazılı basın açıklaması yayımladı. Dernek açıklamasında, ABD'nin Venezuela'ya yönelik siyasal baskılarının, ekonomik yaptırım ve tehditlerinin; Latin Amerika'nın onlarca yıldır maruz kaldığı emperyalist kuşatmanın devamı olduğu ifade edilerek, "Yıllardır 'demokrasi', 'özgürlük' ve 'insan hakları' söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışılan bu müdahaleler, gerçekte halkların iradesini yok sayan, ülkeleri ekonomik ve siyasal olarak kuşatma altına alan neoliberal ve sömürgeci politikaların ürünüdür. ABD'nin, uluslararası hukuku ve ülkelerin egemenlik haklarını hiçe sayarak yaptığı bu operasyon, Venezuela halkının siyasal tercihlerini, toprak ve yönetim bağımsızlığını hedef almakta; ülkelerin geleceğinin, o ülkenin yurttaşları dışında güçler tarafından belirlenebileceği anlayışını dayatmaktadır" denildi. "Bu politikaların arkasında, sermaye çıkarları ve bölgesel hegemonya arayışı var" Latin Amerika tarihinin, ABD'nin darbeleri teşvik eden, hükümetleri zayıflatan ve halk iradesini askeri ya da ekonomik araçlarla bastıran müdahaleleriyle dolu olduğu, Venezuela'ya yönelik yaptırım ve tehditlerin de bu tarihsel çizgiden bağımsız olmadığı ifade edilen açıklamada 'Demokrasi' ve 'istikrar' söylemleriyle sunulan bu politikaların arkasında, enerji kaynakları, sermaye çıkarları ve bölgesel hegemonya arayışının bulunduğu belirtildi. Açıklamada "Yaptırımların ve dış baskıların bedelini siyasal iktidarlar değil, doğrudan halklar ödemektedir. Ekonomik kuşatma; yoksullaşmayı derinleştirmekte, toplumsal yaşamı kırılganlaştırmakta ve ülkeleri dış müdahalelere daha açık hale getirmektedir. Bu yöntemler, halkların özgür iradesini korumak bir yana, onu sistematik biçimde aşındırmaktadır" denildi. "Venezuela halkı, kendi geleceğini özgürce belirlemelidir" Açıklamada bugün dünyada süren savaşların ve krizlerin de aynı emperyal güç paylaşımının farklı yüzleri olduğu, Gazze'de tanık olunan yıkımın, küresel ölçekte sürdürülen bu müdahaleci ve çıkar odaklı politikaların en ağır insani sonuçlarından biri olduğu ifade edilirken, "Coğrafyalar değişse de savaşlardan ve kuşatmalardan beslenen güç dengeleri değişmemektedir. Bizler, Ege Barış ve İletişim Derneği olarak; Venezuela halkının eşit, adil ve demokratik seçimlerle kendi geleceğini özgürce belirleme hakkını savunuyor, her türlü dış müdahaleye karşı olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Halkların iradesini yok sayan hiçbir politika meşru değildir" denildi. Açıklamada son olarak emperyalist müdahalelerin barış getirmeyeceği; halklara yalnızca daha fazla acı, daha fazla eşitsizlik ve daha fazla bağımlılık dayatacağı ifade edilirken Ege'den Ortadoğu'ya, Latin Amerika'dan dünyanın dört bir yanına uzanan barış mücadelesinin emperyalizme, savaşa ve halkların iradesinin gasp edilmesine karşı ortak bir sorumluluk olduğu vurgulandı. "Barış, güçlünün dayatmasıyla değil, halkların özgür iradesiyle mümkündür" denildi. (Evrensel)
www.evrensel.net
January 7, 2026 at 4:25 PM
EMEK PARTİSİ'NDEN MALATYA-KÜRECİK ÜSSÜNE YÜRÜYÜŞ - 28.06.2025

⚙️ Emeğe ve 🎭 hayata dair her şey...
Kamera: Emek Partisi
Düzenleme ve Montaj:
Kenan ÇETİN (KÇ) 02.07.2025

▶️ Videonun Youtube bağlantısı 👇
youtube.com/shorts/nIHsc...
EMEK PARTİSİ'NDEN MALATYA-KÜRECİK ÜSSÜNE YÜRÜYÜŞ - 28.06.2025
YouTube video by Kenan ÇETİN
youtube.com
July 4, 2025 at 3:16 PM
DIGEL TEKSTİL DİRENİŞİNİN 155. GÜNÜNDEN
Digel Tekstil İşçilerinin Direnişini 155. Gününde EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan Ziyaret Etti
📷 Emeğe ve 📷 hayata dair her şey...
Kenan ÇETİN (KÇ) 01.07.2025
📷 Videonun Youtube bağlantısı 📷
youtube.com/shorts/_AVFc...
July 3, 2025 at 7:58 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
Diyanet cuma hutbesinde bu kez kamu işçilerinin insanca yaşam talebini hedef aldı.

Hutbede, "kamuya ait işleri yavaşlatma"nın günah olduğu iddia edildi. https://www.evrensel...
Diyanetin cuma hutbesinde kamu işçilerinin insanca yaşam talebi hedef alındı
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 27 Haziran 2025 tarihli cuma hutbesinde, kamu hakkı konusu işlendi, kamuda çalışan binlerce işçinin insanca yaşama talebi kamu malına el uzatmak olarak yorumlandı. “Kamu hakkı dokunulmazdır” başlığıyla yayımlanan hutbede, "kamuya ait işleri yavaşlatmanın" günah olduğu iddia edildi. Hutbede “Kamu imkanlarını amacı dışında kullanmak, kamuya ait işleri yavaşlatmak ya da aksatmak, verilen görevleri layıkıyla yerine getirmemek hem vebal hem de günahtır” ifadeleri kullanılarak, kamuda çalışan işçi ve emekçiler hedef gösterildi. Diyanet daha önce de bir cuma hutbesinde LGBTİ bireyleri hedef gösterdiği için tepki çekmişti. Öte yandan binlerce işçi bugün hükümet temsilcisi TÜHİS ile Türk-İş ve Hak-İş'in yapacağı görüşmeden çıkacak ikinci zam teklifini bekliyor. (İşçi Sendika Servisi)
www.evrensel.net
June 27, 2025 at 10:53 AM
Reposted by Kenan ÇETİN
"Eylemlerin güçlü geçmesi önemli."

Tes-İş İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Muharrem Ekim ve işçilerle kamudaki eylemleri konuştuk. https://www.evrensel...
Tes-İş üyesi işçiler: Eylemlerin güçlü geçmesi önemli
İzmir - Kamu işçilerinin ücretlerine yapılacak zam oranının yüzde 16 olarak açıklanmasına karşı Türk-İş’in almış olduğu kararlar çerçevesine eylemler sürüyor. Devlet Su İşleri (DSİ) İzmir Bölge Müdürlüğüne bağlı iş yerlerinde çalışan 500 dolayında kamu işçisinin örgütlü olduğu Tes-İş İzmir 1 No'lu Şube Başkanı Muharrem Ekim ve işçilerle konuştuk. Tes-İş 1 No'lu Şube Başkanı Ekim, yüzde 16’lık zam ile şu an yüzde 20’lik dilimde olan önemli sayıdaki işçinin yüzde 27'lik vergi dilimine gireceğini, yüzde 16'lık zammın yüzde 7'sinin otomatikman vergiye gideceğini işçiye zam olarak yüzde 9’un kalacağını belirtti. Şu an iş yerlerinde günlük brüt yevmiyenin bin 400 lira olduğunu, bunun yüzde 27'sinin vergi, yüzde 14'ü SGK primi, yüzde 1’inin işsizlik ödeneği olarak kesildiğini kaydeden Ekim, “Yüz liranın 42 lirası kesiliyor, 58 lira ele geçen miktar. Ücretler 39 bin ile 42 bin lira arasında. Bu işçiler 30 milyon liralık makineler kullanıyor. Türkiye'deki tüm göletleri, barajları, kanal temizliklerini yapıyor. Sel, yangın, deprem olur, uzun süre evlerine gidemezler. Irak'a, Suriye'ye gidenler var. Ölen, yaralanan arkadaşlar var oralarda” diyerek DSİ işçilerinin çalışma koşulları ile çalıştıkları ücretler arasındaki dengesizliğe dikkat çekti. “Kararların üyelere sorularak alınması daha iyi olurdu” Alınan eylem kararlarını kötünün iyisi olarak değerlendiren Ekim, “İlk gün iş yeri önü açıklamaları, sonraki gün bir şey yok. Üçüncü haftada ne var, 1 gün işe gelmemek. Salı akşamı eve gitmeyecek işçi sabaha kadar iş yerinde bekleyecek. Bir şey yapmadan beklemek bu işçiyi yorar. Oysa eylem kararları alınmadan önce şube başkanlarına deselerdi ‘Üyeye sorun’, herkesin görüşünü alırdık, yukarıya sunardık önerileri. Eylem her gün olur” dedi. DSİ'de Manisa ve Uşak dahil 500 işçi bulunduğunu, 350'sinin İzmir'de olduğunu belirten Ekim, temizlik işi ve şoförlerin taşeronda olduğunu, temizlik işçilerini sendikada örgütledikleri bilgisini verdi. “Bir üst aşamaya da hazırız” Uşak DSİ’den bir işçi de yüzde 16'lık zammı hiçbir şekilde kabul etmediklerini beliterek, “Biz fazla bir şey istemiyoruz. Bundan önceki dönemlerde yoksulluk sınırında maaş alıyorduk. Şimdi açlık sınırının, asgari ücretin biraz üzerinde. En azından yoksulluk sınırında olsun diyoruz” dedi. İşçinin yoksulluk sınırı olarak ifade ettiği rakam ise 66 bin lira dolayında. Mücadeleden geri adım atmayacaklarını vurgulayan işçi, “Anayasal hakkımızı kullanıyoruz. 81 ilin kent meydanlarında açıklamalar yapılacak. Bunların iyi geçmesi önemli. İşçi dik durursa sonuç alınır. 10-12 yıldır çalışıyorum. Bu kadar ciddi eylem planı görmedim Türk-iş’ten. Bu plan çerçevesinde sonuç alınmaz ise bir üst aşamaya da hazırız” dedi. “Eylemler kopuk kopuk olmamalı” Başka bir işçi de yüzde 16’lık teklifin işçilerle dalga geçmek olduğunu ifade ederek, “Vergilerden dolayı eriyip gidiyor maaş. Ocak maaşı ile 40 bin lira aldım, 22 bin kira idi. Kiradan çıktım ailemin yanına taşındım o biraz elimi rahatlattı. Taban yevmiyesi 1800’e çekilsin. İlk altı ay yüzde 50, ikinci altı ay yüzde 25 zam talebi var sendikanın. Bu süreç memurları da etkileyecek. Böyle devam etmez ipler bir yerden kopacak” dedi. Alınan eylem kararlarının da kopuk kopuk olmaması gerektiğini belirten Ergin, “Eylem dediğin daha etkili olmalı. Örneğin benim kardeşim şu an TPI’da grevde. Eylemleri biraz göstermelik buldum. Türk-İş Türkiye’nin birinci sendikası. Masaya yumruğunu vurduğunda istediğini alabilecek bir sendika. Sonuna kadar direneceğiz” dedi.
www.evrensel.net
June 27, 2025 at 12:09 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
Mardin'de Akkuş Tekstil önünde bildiri dağıtan BİRTEK-SEN yöneticileri, fabrika güvenlik görevlisinin engeline ve saldırısına maruz kaldı.

İşçiler de bildiriyi alırlarsa işten atılmakla tehdit edildi
June 27, 2025 at 12:39 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
"Hükümet emeğimizin karşılığını vermek istemezse biz almasını biliriz."

Ege Üniversitesi Hastanesi işçileri eylem yaptı. https://www.evrensel...
Ege Üniversitesi Hastanesi işçilerinden eylem: Emeğimizin karşılığını almasını biliriz
İzmir - Sağlık-İş İzmir Şubesi, toplu iş sözleşmesi (TİS) talepleri ve kamu çerçeve protokoşlü (KÇP) süreciyle ilgili Ege Üniversitesi Hastanesinde basın açıklaması yaptı. Hastane içinde yürüyüş düzenleyen işçiler sık sık “Vergide adalet istiyoruz”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Şimşek zammını al başına çal” sloganlarını attı. Açıklamada Sağlık-İş Genel Sekreteri Adem Sarıçoban söz aldı. Sarıçoban, “Ne zaman kamu kaynaklarında sıkıntı yaşansa önce işçi ve emekçilere saldırıyorlar. Bugün birlik günü. İşçi, memur demeden birleşeceğiz, hak alacağız. Ocak ayında aldığımız maaşı şu anda alamıyoruz. Eğer hükümet emeğimizin karşılığını vermek istemez, zorluk çıkarırsa biz almasını biliriz. Bugün teklif umduğumuz gibi olmazsa haftaya tam gün iş bırakacağız. Erdoğan- Şimşek programı bizi yoksullaştırmaya çalışıyor. Ama Türkiye’deki çoğu işçi grevlerle bu politikalara cevap veriyor. Buradan hükümete çağrımız kamu işçisinin sesini duyun. Barış yoksa mücadele var” diye konuştu. “Sonuna kadar savaşacağız” Konuştuğumuz Ege Üniversitesi Hastanesinde çalışan işçi, ocak ayından beri zam alamadıklarını belirterek sözlerine başladı. İşçi, “İş yoğunluğu çok, elaman alımı yok. Maaşım 36 bin TL. Sürekli zam yapacaklarına dair söz veriyorlar ama kimse açıklama yapmıyor, hakkımızı vermiyor. Bu süreçten ümitliyim, sonuna kadar savaşacağız” ifadelerini kullandı. Bir diğer işçi, “İşveren sendikasının bakanlıkla birlikte işçiyi görmezden gelmesi, kulağını tıkaması sebebiyle meydanlara inmek zorunda kaldık. İşçinin emekçinin tek gücü üretim. Sendikalar kanunu biten toplu sözleşmeyi 60 gün içinde uygulayın diyor. Bizim toplu sözleşme sürecimizin 60. günü şubat ayının sonunda bitti. Biz bu sürecin bilinçli bir şekilde uzatıldığını düşünüyoruz. Mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.
www.evrensel.net
June 27, 2025 at 12:59 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
Bir gazeteci daha tutuklandı!

Artvin merkezli gizli soruşturma kapsamında #MetinYoksu tutuklandı!

Tutuklanan gazeteciler serbest bırakılsın.

#GazetecilikSuçDeğildir
June 26, 2025 at 4:40 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
EMEP Milletvekili Sevda Karaca nitelikli eğitime ulaşamayan yoksul çocukların “Yaz okulu” adı altında tarikat ve cemaatlerin yapıların… https://www.evrensel...
EMEP'li Sevda Karaca yaz okullarını Bakana sordu: Bakanlık çocukları neden cemaat ve vakıfların insafına terk etmektedir?
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in cevaplandırması talebiyle verdiği soru önergesinde, Kamusal, parasız, laik ve bilimsel eğitimi sağlamakla yükümlü olan Milli Eğitim Bakanlığı, çocukları neden cemaat ve vakıfların insafına terk etmektedir”diye sordu. Sevda Karaca, yoksul çocuklarının Milli Eğitim Bakanlığının “yaz okulu” adıyla dini tarikat ve cemaatlerle bağlantılı vakıf ve dernekle imzalanan protokolleri gündeme getirerek, “Özellikle emekçi ailelerin çocukları kamusal ve nitelikli eğitime erişememekte, yoksul çocuklar karanlık yapıların ideolojik şekillendirilmesine mahkum edilmektedir” dedi. “Listeye Hizbullah’a yakın vakıf da eklendi” Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimi dinselleştirme politikalarının bir parçası olarak Bakanlık bir süredir yaz dönemlerinde kamu okullarını dini vakıf ve derneklere tahsis ediyor. Konuyu daha önce de meclis gündemine taşıyan EMEP Milletvekili Sevda Karaca, basına yansıyan haberlerde yer alan bilgileri Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sordu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın kamu okullarını TÜGVA, İlim Yayma, Hamidiye, İHH ve HÜDA PAR’a yakın Peygamber Sevdalıları Vakfı gibi gerici vakıf ve derneklere “yaz okulu” adı altında tahsis ettiğini ifade eden Karaca; “İlim Yayma Cemiyeti’nin 885 kamu okulu ile anlaşma yaptığı; TÜGVA’nın 300 bin çocuğu hedeflediği, Hizbullah bağlantılı Peygamber Sevdalıları Vakfı’nın ise milletvekili bulunduğum Gaziantep’te 6 okul ile anlaşma yaptığı anlaşılmaktadır.” şeklinde bilgi verdi. “Yoksul çocuklar karanlık yapılara teslim” Bu projelerde kız ve erkek çocukların birbirinden ayrıldığını belirten Karaca “Laik ve bilimsel eğitimin tamamen karşısında duran yapılarca dini eğitim verilmekte, eğitim cemaat ve tarikatlara bizzat Milli Eğitim Bakanı’nın oluru ile taşere edilmektedir. Özellikle emekçi ailelerin çocukları kamusal ve nitelikli eğitime erişememekte, yoksul çocuklar karanlık yapıların ideolojik şekillendirilmesine mahkum edilmektedir.” ifadelerini kullandı. Karaca'nın cevaplandırılmasını istediği sorular EMEP Milletvekili Sevda Karaca, Bakan Tekin’den şu soruların yanıtını istedi: Türkiye genelinde kaç vakıf veya dernekle yaz okulu projesi imzalanmıştır? Bu vakıf veya derneklerin isimleri nelerdir? Bunların illere göre dağılımı nedir? Gaziantep’te kaç vakıf veya dernekle yaz okulu projesi imzalanmıştır? Bu vakıf veya derneklerin isimleri nelerdir? Bu projelere kaç çocuk katılmaktadır? Bakanlığınız ile vakıf ve dernekler arasında imzalanan protokoller hangi kriterlere göre yapılmaktadır? Kaç çocuk bu yaz okullarına katılacaktır? Bunların illere, yaş gruplarına, cinsiyetlerine göre dağılımı nedir? Bazı kamu okullarının duvarlarında bu tür dini içerikli yaz okullarının afişlerinin asıldığı görülmektedir. Bu uygulamaya kim izin vermektedir? Bakanlığınız bu konuda herhangi bir soruşturma başlatmış mıdır? Yaz tatili süresince projeler aracılığıyla vakıf ve derneklere tahsis edilen kamu okullarının, eğitim yılı boyunca temizlik elemanı dahi alınmadığı koşullar göz önüne alındığında, ihtiyaçları ve giderleri kim tarafından karşılanacaktır? Çocukların gelişimi açısından pedagojik yeterliliği tartışmalı olan bu tür dini vakıfların ve cemaatlerin yaz aylarında düzenlediği etkinlikler Bakanlığınızca denetlenmekte midir? Önceki yıllarda da benzer uygulamalara izin vermiş olan Bakanlığınız, bu yaz okulu projelerinin çocuklara ne tür etkileri olduğuna dair bilimsel çalışması var mıdır? Kamusal, parasız, laik ve bilimsel eğitimi sağlamakla yükümlü olan Milli Eğitim Bakanlığı, çocukları neden cemaat ve vakıfların insafına terk etmektedir?
www.evrensel.net
June 27, 2025 at 12:59 PM
BUCA BELEDİYESİ İŞÇİLERİ ÖDENMEYEN MAAŞ VE ÜCRETLERİNİN ÖDENMESİ İŞÇİN İŞ BIRAKTI - 25.06.2025

#izmir#buca#grev#işbırakma#iş#ekmek#özgürlük

Kamera:
Evrensel Gazetesi @evrenselgzt
Düzenleme, Montaj:
Kenan ÇETİN (KÇ) 25.06.2025
youtube.com/shorts/xod4h...
BUCA BELEDİYESİ İŞÇİLERİ ÖDENMEYEN MAAŞ VE ÜCRETLERİNİN ÖDENMESİ İŞÇİN İŞ BIRAKTI - 25.06.2025
YouTube video by Kenan ÇETİN
youtube.com
June 26, 2025 at 2:12 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
🗞️NATO’ya yüzde 150, işçiye yüzde 16

Türkiye, NATO’nun savaş bütçesini artırma hedefini onayladı.

Kararla birlikte Türkiye’nin savaş sanayisine yönelik harcaması yüzde 150 artacak.

Savaş endüstrisini zengin eden bu karara imza atan iktidarın savunma sanayi işçisine teklif ettiği ücret zammı…
June 25, 2025 at 8:33 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
Madımak’ta yitirilenler Bornova’da anıldı: “Unutmadık, unutturmayacağız” https://www.evrensel...
Madımak’ta yitirilenler Bornova’da anıldı: “Unutmadık, unutturmayacağız”
Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te yaşanan Madımak Katliamı'nın 32’nci yıldönümünde, aralarında sanatçı ve aydınların da bulunduğu 35 can Bornova’da düzenlenen anlamlı bir etkinlikle anıldı. Bornova Belediyesi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği işbirliğiyle Ayfer Feray Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen anma programında duygusal anlar yaşandı. Etkinliğe Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin yanı sıra önceki dönem CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır, 24. Dönem İzmir Milletvekili Erdal Aksünger ve çok sayıda yurttaş katıldı. Program, Elahattin Demirbaş’ın yazdığı ve Madımak’ta yaşamını yitiren aydınların kısa yaşam öykülerini tiyatral biçimde aktaran "2 Temmuz Ozanlar Diyarı Oratoryosu" ile başladı. Ardından Hüseyin Koçak şefliğindeki koro, Alevi deyişleri ve türküler seslendirdi. Eşki: Kazanmaktan başka çaremiz yok Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, yaptığı konuşmada Madımak Katliamı’nın üzerinden geçen 32 yıla rağmen acının ve öfkenin ilk günkü gibi taze olduğunu belirtti. Türkiye’nin tarihi boyunca iki farklı çizgi arasında mücadele yaşandığını söyleyen Eşki, şu ifadeleri kullandı: “Bir yanda, ‘Yâr’in yanağından gayrı her şeyde ortağız’ diyen Şeyh Bedreddin’in, ‘Dönen dönsün, ben dönmem yolumdan’ diyen Pir Sultan Abdal’ın, bilim için rasathane kuran Takiyüddin’in Türkiye’si; öte yanda onları idam edenlerin, seslerini susturanların Türkiye’si... Bu nedenle direnmekten başka çaremiz, kazanmaktan başka yolumuz yok.” Başkan Eşki ayrıca, Bornova’da bir “Anı ve Adalet Parkı” yapılması için belediye meclisine önerge sunduklarını ve bu parkı Bornova Anadolu Lisesi karşısında inşa edeceklerini açıkladı. Kararın yalnızca oy çokluğuyla geçtiğini hatırlatan Eşki, “Adaletin, yalnızca özlenen bir kavram değil, hayatın içinde somut bir gerçek olması için çalışacağız” dedi. Sındır: Ölüler unutulduğunda gerçekten ölür Anmada konuşan Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır da, geçen zamana rağmen yaşanan acının dinmediğini vurguladı. “İnsanın ölümü, bedeni toprağa düştüğünde değil; hatırası unutulduğunda olur” diyen Sındır, Madımak’ta yitirilen canların daima hatırlanacağını söyledi: “Onlar, sonsuza dek anılarımızda, kalplerimizde ve daha adil bir geleceğe olan umudumuzda yaşayacak.” Çelik: 2 Temmuz insanlık tarihine kara bir gün olarak kazındı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şube Başkanı Barış Çelik ise yaptığı konuşmada, Madımak’ta yakılarak öldürülen aydınların susturulamadığını ifade etti. “Diri diri yakılanlar, şiirleriyle barışı, düşünceleriyle özgürlüğü savunuyordu” diyen Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “2 Temmuz 1993 insanlık tarihine kara bir gün olarak geçti. Ama Madımak’ta yitirdiklerimizin yolundan yürümeye devam edeceğiz. Biz hâlâ buradayız. Unutmadık, unutturmayacağız.”
www.evrensel.net
June 26, 2025 at 10:09 AM
Reposted by Kenan ÇETİN
ÇED Yönetmeliği Danıştay’ın iptal ve yürütmeyi durdurma kararları sonrası yine değiştirildi. Yenilenebilir enerji projelerine yeni kıyaklar getirildi

Özer Akdemir'in haberi https://www.evrensel...
ÇED Yönetmeliği değiştirildi | Yenilenebilir enerji projelerine yeni kıyaklar getirildi
Özer Akdemir [email protected] Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Yönetmeliğinde bazı maddelerde değişiklik yapıldı. Bugünkü Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik değişikliğinde özellikle GES ve RES’ler için önemli kolaylıklar getirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yapılan ÇED Yönetmeliğinde değişiklik Yapılmasına dair yönetmelik değişikliklerini sorduğumuz çevre hukukçusu Av. Arif Ali Cangı, bazılarını olumlu bulduğu değişikliklerin önemli bir bölümünün Danıştay tarafından verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararları üzerine yapılan değişiklikler olduğunu söyledi. Projelerin muhtarlıklarda askıya çıkarılması zorunlu oldu ÇED Yönetmeliğinin 4. maddesindeki “askıda ilan” bendindeki ‘veya’ sözcüğünün yürütmesinin Danıştay 4. Dairesi tarafından durdurulduğunu belirten Cangı, “Daha önceki maddede ‘Gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, il müdürlüğü, kaymakamlık veya muhtarlıkta bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuruyu’ şeklinde iken şimdi yürütmesi durdurulan kısım ‘...kaymakamlık ve muhtarlık...’ diye değiştirilmiş. Muhtarlıkta bulunan askıda projenin ilanı mutlaka yapılacak artık” dedi. Askı tarihinden itibaren 30 gün içinde açılmayan davalar reddedilecek Bunun bir yönüyle olumlu bir yönüyle olumsuz bir düzenleme olduğunu belirten Cangı, bu yorumunu şöyle açtı; “Muhtarlıklara duyurulmuş olması tabii ki köy halkının ya da mahallelinin öğrenmesi açısından bir ek fırsat. Ancak bu askıda ilanla bundan sonra ilan süresi sonunda 30 günlük süre içinde dava açılmazsa davaların süre yönünden reddine olasılığı var.” Cangı, kanunda herhangi bir düzenleme olmadan bu şekilde yönetmelikte yapılacak bir düzenleme ile hak arama özgürlüğünün kısıtlanmasının mümkün olmadığını söylerken, Aydın Efkan Çetin ile ilgili AİHM kararını bu değerlendirmesine örnek olduğunu verdi. Projelerin ünite ve ekleri de ÇED’e tabii olacak “ÇED proje alanı” ile ilgili değişikliğin Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı sonrası yapılmış bir değişiklik olduğunu belirten Cangı, “Bu olumlu bir gelişme zira önceki düzenlemede ünitelerinin de “de” eki ile yardımcı ünitelerin olduğu yerin etki alanı dışında bırakılma riski vardı ki buna benzer uygulamalarda olmuştur. Şimdi artık projenin ana ve yardımcı ünitelerinin tamamının bulunduğu alanın tamamının ÇED’e tabi” dedi. Halka duyurulma zorunlu hale geldi “Asıl sorunlu olan değişiklikler Ek 1 ve Ek 2’deki değişiklikler” diyen Cangı, ÇED Yönetmeliğinde yapılan değişikliklere dair madde madde şu değerlendirmeleri yaptı: Yönetmeliğin 8. Maddesi ÇED sürecinin başlatılması ve komisyonun kuruluşu başlıklı. Bu madde de yine Danıştay’ın iptal kararı üzerine bir düzenleme yapılmış. 4. Fıkrada “halka duyurulabilir” şeklinde idareye taktir hakkı tanıyan bir düzenleme iken Danıştay’ın vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı üzerine duyuru zorunlu hale getirilmektedir. Bu da bilgi edinme hakkının düzenlenmesi açısından sağlanması açısından önemli. 400 bin tonun altındaki kırma, eleme işlemleri ÇED’den muaf olacak ÇED zorunlu olan projeler listesindeki 25. Madde; madencilik projelerine c bendine “400 bin ton yıl kırma, eleme, yıkama, kurutma ve cevher hazırlama işlemlerinden birini yapan tesisler” diye bir cümle eklenmiş. Mahkeme kararları üzerine, ki bir tanesi Çukuralan davasıdır, ÇED Gerekli değildir kararı iptal edilip ÇED yapılmak durumunda kalınmıştı. Şimdi artık bir sınır değer belirlenmiş. Yılda 400 bin tonun üzerine ise ÇED’e tabii tutulmuş. Altındaki değerler ise yine ÇED gerekli değildir kararı verilecek demektir. RES ve GES projelerine yeni kıyaklar! RES’lere ve GES’lere yani yenilenebilir enerjiye ciddi bir ÇED kolaylığa tanınmış gözüküyor. Daha önce RES’lerin tamamı ÇED’e tabi iken, şimdiki düzenleme ile 15 adet türbin ve santral ÇED’e tabii olacak. Altında ise valilik karar verecek. Ayrıca deniz üstü RES’lerin tamamı ÇED’e tabii tutulmuş. Bu iyi ancak Deniz üstü RES’lerin özellikle belirtilmesi hükümetin uygulamış olduğu yeni taahhütlerle ilgili. Bu da hep konuşulan Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) verilecek yatırım izinlerinin bir sonucu olarak düşünülebilir. Kurulu gücü 1 MW üzeri GES’lerin ÇED’e tabii olup olmayacağına valilik karar verir iken şimdi bu “proje alanı 7.5 ha ve üzeri”ne çıkarılmış. Kaç MW üretirse üretsin fark etmiyor. 7.5 ha kadar olan GES’ler ÇED kapsam dışı olarak değerlendirilecek. GES’lere ilişkin önemli bir kolaylık daha... Çatı ve cephe sistemleri ÇED’den muaf tutuldu Ek 1 - 43. Maddede proje alanı 20 hektardan 25 hektara çıkarılmış. 25 ha altındakiler ÇED Gerekli değildir kararı verilebilecek. Eski yönetmelikteki GES’ler ve 10 MW kısmı çıkarılmış. Artık tamamıyla 25 ha göre değerlendirilmiş. Çatı ve cephelerde kurulacak olan güneş enerji sistemlerinde ÇED zorunlu değil. 50 km’ye kadar iletim hatları için ÇED’e gerek yok 45. madde enerji iletim hatları ile ilgili bir düzenleme. Daha önce 150 kw ve 15 km uzunluğundaki elektrik hatları ÇED’e tabii iken şimdi 50 km ve üzerine çıkarılmış. 50 km kadar iletim hattı için şirketle artık ÇED yapmak zorunda değiller. Danıştay’ın yürütmeyi durdurduğu düzenleme 500 ton/gün taş kömürü ve sıvılaştırılması ÇED’den kapsam dışı iken değişiklikle 50 ton üzeri kapsam dışı bırakılmış. 50 ton çevreyi kirletmez mi tartışılır ama Danıştay’ın kararında böylesi bir rakam telaffuz edildiğini de sanmıyorum. Ek -2’nin 39. Maddenin yürütmesi durdurulmasında jeotermal kaynak aranması buradan çıkarılmış. Çıkarılması ve kullanımının ÇED’e tabii olup olmayacağına valilik karar verecek. Rekreasyon amaçlı yapılar için de ÇED yapılabilecek Baraj ve göletlere ilişkin 42 madde bir düzenleme var. Danıştay’ın yine yürütmeyi durdurma kararı üzerine yapılmış. “Göl hacmi 1 milyon m3 ve üzeri baraj ve göletler ve rekreasyon amaçlı yapıların” ÇED’e tabii olup olmayacağına valilik karar verecek. Eski yönetmelikte “rekreasyon amaçlı yapılar hariç” cümlesi vardı, Danıştay bunun yürütmesini durdurmuştu. Danıştay kararı üzerine yapılmış olumlu bir düzenleme. Yeraltı suyu çıkarma ve depolanmasına daha önce tamamına valilik karar verirken, şimdiki düzenlemede 300 bin m3 ve üzeri yeraltı su çıkarma ve suyu yeraltında depolama düzenlemelerinin ÇED’ e tabii olup olmayacağına karar verecek. Yılda 300 bin m3 ve altında su çıkarma işlemi, ya da depolanması ÇED kapsam dışı olacak. Bunun da Danıştayın kararına uygun olduğunu sanmıyorum. 5 bin m3/yıl ve altı mermer çıkarımı ÇED’den muaf tutuldu 45 madde Madencilik projeleri ile ilgili. B bendinde 10 bin m3 mermer ve dekoratif taş için ÇED kararı verilirken şimdi bu 5 bin m3 ve üzeri kapasiteli ise ÇED’e tabii olup olmayacağına valilik karar verecek. 5 bin metrenin altı ise ÇED kapsam dışı yani Aynı Maddenin altına bir g bendi eklinmiş. Jeotermal kaynak arama projeleri ile ilgili “(sismik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, jeofizik vb. yöntemle yapılan aramalar hariç)” deniyor. vb ibaresi çok muğlak. Ayrıca bu sayılanlar dışında nasıl bir jeotermal kaynak arama yapılıyor bilmiyorum. Böyle bir yöntem varsa bunun ÇED’e tabii tutulup tutulmayacağına valilik karar verecek. 57 madde değişikliği ile 1-15 tribün arası RES için valilik ÇED gerekli değildir kararı verebilecek.
www.evrensel.net
June 26, 2025 at 10:20 AM
KATİL ABD-İSRAİL ORTADOĞU'DAN DEFOL! - İzmir/21.06.2025

#emekpartisi
#seyitaslan

⚙️ Emeğe ve 🎭 hayata dair her şey...
Kamera, Düzenleme, Montaj:
Kenan ÇETİN (KÇ) 25.06.2025

Videonun Youtube bağlantısı 👇
youtube.com/shorts/ED31k...
June 26, 2025 at 12:19 PM
Reposted by Kenan ÇETİN
metin'e bir metin
YouTube video by ozcan Yaman
youtube.com
April 6, 2025 at 9:27 PM
#Evrensel30Yaşında
#Evrensel, 7 Haziran 1995’ten bu yana “Emeğin Sesi” oldu.

📢 30 yıldır gerçeklerin peşinde olan Evrensel’e şimdi destek olma zamanı.
📲 Abone ol, dayanışmayı büyütelim!

🔗http://abone.evrensel.net
June 9, 2025 at 1:22 PM
#Evrensel30Yaşında
🗞️ Sesimizi emekçilerden, gücümüzü okurlarımızdan alıyoruz. Yasaklara, cezalara rağmen susmayan #Evrensel, 30 yıldır emeğin, özgürlüğün ve adaletin sesini duyuruyor.

Haydi, “Emeğin Sesine Kulak Ver!”, gerçeğin habercisini güçlendir!

🎂 Birlikte nice 30 yıllara!
June 9, 2025 at 1:13 PM
#Evrensel30Yaşında
🗞️ Sesimizi emekçilerden, gücümüzü okurlarımızdan alıyoruz. Yasaklara, cezalara rağmen susmayan #Evrensel, 30 yıldır emeğin, özgürlüğün ve adaletin sesini duyuruyor.

Haydi, “Emeğin Sesine Kulak Ver!”, gerçeğin habercisini güçlendir!

🎂 Birlikte nice 30 yıllara!
June 9, 2025 at 1:03 PM
#Evrensel30Yaşında
🗞️ Sesimizi emekçilerden, gücümüzü okurlarımızdan alıyoruz. Yasaklara, cezalara rağmen susmayan #Evrensel, 30 yıldır emeğin, özgürlüğün ve adaletin sesini duyuruyor.

Haydi, “Emeğin Sesine Kulak Ver!”, gerçeğin habercisini güçlendir!

🎂 Birlikte nice 30 yıllara!
June 9, 2025 at 12:34 PM
#Evrensel30Yaşında
🗞️ Sesimizi emekçilerden, gücümüzü okurlarımızdan alıyoruz. Yasaklara, cezalara rağmen susmayan #Evrensel, 30 yıldır emeğin, özgürlüğün ve adaletin sesini duyuruyor.

Haydi, “Emeğin Sesine Kulak Ver!”, gerçeğin habercisini güçlendir!

🎂 Birlikte nice 30 yıllara!
June 9, 2025 at 12:32 PM