Mine Uçak
banner
musiccandir.bsky.social
Mine Uçak
@musiccandir.bsky.social
Emekli, müzikçi, sendikalı, eski İstanbullu 40 yıldır Egeli.
Korkmaz susmaz itaat etmez.
ferdi zeyrek’in ardından şimdi de gülşah durbay :/
ağla niobe ağla.
December 14, 2025 at 10:47 PM
yaz boz tahtası.
İBB soruşturmasında, tutuklamanın ölçüsüz kalacağı gerekçesiyle haklarında tahliye kararı verilen 19 kişiden 11’i cezaevi kapısında yeniden gözaltına alındı, 1'i hiç çıkamadı https://www.evrensel...
İBB soruşturmasında tahliye edilenler yeniden gözaltına alındı
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan ve dün İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “dosya kapsamındaki delillerin toplanmış olması” ve “tutuklamanın bu aşamada ölçüsüz kalacağı” gerekçesiyle haklarında tahliye kararı verilen 19 kişinin çoğu yeniden gözaltına alındı. Halktv.com.tr’de yer alan habere göre, tahliye kararı ardından dün akşam saatlerinde Silivri’deki Marmara Cezaevi’nden tahliye edilmeleri beklenen isimlerin bir kısmı, tahliye kararına herhangi bir itiraz bulunmamasına rağmen, başka bir soruşturma gerekçesiyle tekrar gözaltına alındı. Habere göre 19 kişiden 1’i hiç cezaevinden çıkamazken, 11’i cezaevi çıkışında gözaltına alındı. Yeniden gözaltına alınanlar Cezaevi çıkışı gözaltına alınan 11 kişiden 9’unun isimleri şöyle: Çağatay Takaoğlu, Engin Gönül Onur, CHP PM Üyesi Baki Aydöner'in kardeşi Gülin Bulut Aydöner, Doğukan Arıcı, İlkay Onok, Savaş Can, Fikri Murat Demir, Faruk Ceyhan, Arzu Can. Hakkında tahliye kararı verilen 19 isim ise şöyleydi: Ali Arslan, Doğukan Arıcı, İlkay Onok, Burak Arslan, Sonkan Turan, Alper Yıldırım, Çağatay Takaoğlu, Engin Gönül, Eyüp Karataş, Faruk Ceyhan, İbrahim Can Yaman, Nihat Kolaber, Savaş Can, Yusuf Yüce, Arzu Can, Fikri Murat Demir, Bulut Aydöner, Onur Gülin ve Örsan Çetin. (halktv.com.tr)
www.evrensel.net
December 5, 2025 at 8:48 AM
bitirilmeyen ilişkiler veya davalar veya iktidarlar gibi.
t24.com.tr T24 @t24.com.tr · Nov 22
🎬 Kızılcık Şerbeti neden bitmiyor?

🎥 Bitmeyen dizi, kapanamayan anlatı kültürü, ertelenen sonlar ve çağın süreklilik rejimi

✍️ Aslı Kotaman'ın yazısı...
t24.com.tr/yazarlar/asl...
November 23, 2025 at 10:02 AM
Reposted by Mine Uçak
İBB iddianamesi açıklandı | SeferSelvi'nin karikatürü
November 11, 2025 at 8:53 PM
Reposted by Mine Uçak
Cinayet, siyasi sorumluluk ve istifa!
www.birgun.net/makale/cinay...
Aziz Çelik yazdı
November 10, 2025 at 4:17 AM
@kucukprensiye.bsky.social hoşgelmişsin kız kardeş :)
November 6, 2025 at 9:46 PM
Reposted by Mine Uçak
🔴 İstatistikleri gizleyen Adalet Bakanlığı ifade özgürlüğünü ihlal etti

🗞 Hikmet Adal'ın haberi

bianet.org/haber/istati...
November 5, 2025 at 8:01 PM
Reposted by Mine Uçak
🔺New York’tan dünyaya Zohran dersleri

📹5 Kasım 2025 TSİ 23.15👇

youtu.be/M8Pi9q0cGlk?...
New York’tan dünyaya Zohran dersleri
YouTube video by Fehim Taştekin
youtu.be
November 5, 2025 at 8:07 PM
spor salonundan geldim, akşam yemeği yaptım, yoğurt mayaladım, yoruldum azıcık uyuyacağım, sındırgı’yı bi saat kadar tutun kıpraşmasın.
November 4, 2025 at 12:34 PM
aihm kararına göre hukuku suçlu bir ülkeyiz.
🔴 TBB Başkanı Erinç Sağkan: AİHM kararı, yargıya yapılan politik müdahaleyi ortaya koyuyor

bianet.org/haber/tbb-ba...
November 4, 2025 at 12:08 PM
cami ve minareler çok önemli acil onarım şart tabii.
Balıkesir Sındırgı'da 27 Ekim'de meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki deprem sonrası ağır hasarlı binalar için başlatılan yıkım işlemleri sürüyor. Yurttaşlar konteynerlerde… https://www.evrensel...
Sındırgı'da hasarlı yapıların yıkımları tamamlanıyor: Konteyner kentte yaşam sürüyor
Balıkesir – Sındırgı ilçesinde 27 Ekim'de meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki deprem sonrası ağır hasarlı binalar için başlatılan yıkım işlemleri sürerken, hasar gören tarihi camiler için Vakıflar Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından onarım ve güçlendirme çalışması başlatıldı. Ayrıca evi hasar gören vatandaşlar AFAD tarafından tahsis edilen konteynerlerde yaşamlarını sürdürüyor. Sındırgı, 10 Ağustos'ta meydana gelen 1 kişinin yaşamını yitirdiği, 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından 27 Ekim’de de aynı büyüklükteki başka depremle daha sallandı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi, saat 22.48'de meydana gelen depremin derinliğini 5,99 kilometre olarak saptadı. Deprem, Marmara ve Ege Bölgesi'nde birçok ilde hissedildi. Balıkesir'in yanı sıra İstanbul, Bursa, Manisa, İzmir, Aydın, Kütahya ve Eskişehir başta olmak üzere birçok ilde vatandaşlar sarsıntıyla evlerinden dışarı çıktı. Depremde 4 bina yıkıldı. 50 yapının yıkımı yapıldı Kozlu Mahallesi’nde 23, Kertil Mahallesi’nde ise 25 olmak üzere hasarlı 50 yapı ekipler tarafından güvenlik önlemleri alınarak kontrollü şekilde yıkıldı. Yıkım alanları dron ile görüntülendi. Depremde evi hasar gören vatandaşlar ise AFAD tarafından tahsis edilen konteynerlerde yaşamlarını sürdürüyor. Ekipler, yıkımın ardından moloz temizliği ve çevre düzenlemesi çalışmalarına devam ediyor. Kozlu Mahallesi Muhtarı Enver Çetinkaya ise “İlk depremde herkes sokaklara döküldü. Sürekli deprem olduğu için artı bu duruma alıştık. Şu an yıkılacak ev sayısı 23. 3-5 gün içerisinde temizliğimizi bitireceğiz" dedi. Camilerde onarım ve güçlendirme çalışmaları başlatıldı Öte yandan, depremler sonrası minare ve duvar bölümlerinde çatlaklar oluşan tarihi Şerif Paşa Camisi ile Yakupbey Camisi’nde Vakıflar Bölge Müdürlüğü ekipleri tarafından onarım ve güçlendirme çalışmaları başlatıldı. Restorasyon sürecinde özellikle minarelerdeki yapısal hasarların giderilmesi ve taşıyıcı sistemlerin güçlendirilmesine odaklandığı bildirildi. Tarihi camilerdeki iç süslemelerin, ahşap bölümlerin ve sıva hasarlarının da aslına uygun biçimde onarılacağı ifade edildi. Çalışmaların tamamlanmasının ardından her iki caminin de yeniden ibadete açılması planlanıyor (DHA)
www.evrensel.net
November 3, 2025 at 12:53 PM
“yok artık” demekten gına geldi.
Hüda Kaya cezaevine girdi

buff.ly/6o6XJII
November 3, 2025 at 10:26 AM
hiç bu şiddette ve uzun süreli deprem yaşamamıştım.
October 27, 2025 at 7:52 PM
bu ne ya? kavga mı fıkra mı?
October 25, 2025 at 10:37 PM
Reposted by Mine Uçak
Çocuklara reva görülen açlık tablosu: Haftada bir et, sebze kısıtlı, meyve lüks
MEB’in 2026 bütçesinde çocukların bir öğün yemeğine pay ayrılmazken işçi kadınlar bize ulaştırdıkları… https://www.evrensel...
Çocuklara reva görülen açlık tablosu: Haftada bir et, sebze kısıtlı, meyve lüks
Üç yıldır memleketin dört bir yanında okul okul, kapı kapı gezen kadınlar çocukların okullarda bir öğün ücretsiz, sağlıklı yemek yemesi için mücadele ediyor. MEB’in 2026 bütçesinde çocukların bir öğün sağlıklı yemek hakkına pay ayrılmazken farklı kesimlerden işçi ve emekçi kadınlar bize ulaştırdıkları günlük beslenme listeleriyle çocuklarına haftada bir kez et yedirebildiklerini gösteriyorlar. 2026 yılı için bakanlıkların bütçe taslakları devletin bu talebe gözünü, kulağını kapattığını gösteriyor. MEB için öngörülen bütçe, geçmiş yılların bütçelerinde olduğu gibi eğitimin gerçek ihtiyaçlarının karşılanamayacağını ortaya koyuyor. MEB’in bütçesi, toplam bütçe teklifinde ikinci sırada yer alıyor ancak personel ödemelerinde ilk sırada. MEB toplam ödeneğin yüzde 83’ünü personel giderlerine ayırıyor. Bütçe teklifinde bir öğün yemeğe dair hiçbir ibare yok. Açlık listesi... Ülkede her dört çocuktan biri okula aç gidiyor. Çocukların sadece yüzde 30’u günlük sebze tüketebilirken sadece yüzde 10’u her gün et, tavuk, balık gibi farklı protein türlerine ulaşabiliyor. Bu verinin günümüzde başka bir gerçeklikle harmanlandığını da gözlemlememiz mümkün. O da şu; artık memur, sigortalı, sigortasız işçi, emekçi fark etmeksizin çocuklar beslenemiyor. Biz de farklı işlerde çalışan kadınlara “Beş gün boyunca çocuklarınızın beslenmesine ne koyuyorsunuz” diye sorduk. Kadınların bize ulaştırdığı listeler gerçekleri ortaya seriyor. Öncelikle tabloya bakalım. Farklı ekonomik koşullara sahip olduğu varsayılan bu ailelerin listelerindeki ortak ve endişe verici tablo şu: Çocuklar “Beslenmiyor”, sadece “Karınları doyuruluyor.” Listelerin tamamına yakını rafine karbonhidratla dolu. Bu durum, çocukların sağlıklı gelişimi için ciddi bir dezavantaj demektir.“Poğaça”, “açma”, “pişi”, “tost”, “makarna”, “pilav” ve “patates kızartması” listelerin ana omurgasını oluşturuyor. Bir çocuğun hem fiziksel hem de bilişsel gelişimi için hayati önem taşıyan protein, bu listelerde neredeyse yok. Protein ihtiyacı “kaşarlı tost” içindeki az miktarda işlenmiş peynir, “sucuklu tost”taki işlenmiş et veya nadiren görülen “köfte” ile karşılanmaya çalışılıyor. Et, tavuk, balık, yumurta veya bakliyat gibi kaliteli ve temel protein kaynaklarının bu listelerde neredeyse hiç yer almaması, çocukların en temel ihtiyaçlara bile erişemediğini açıkça ortaya koyuyor. Bu listeler MEB’in önerdiği listelerle karşılaştırdığında adeta; hayaller- hayatlar karşılaştırmasını yaşıyoruz. Devlet okullarının yayımladığı MEB’e uygun listelere göz atınca devasa fark da ortaya çıkıyor. Örneğin bir devlet okulunun ekim ayı için MEB listelerine uygun hazırladığı beslenme listesine bakınca, menüde her gün “nohut yemeği”, “tavuk”, “taze barbunya”, “izmir köfte”, “sebzeli köfte” gibi ana yemekler var. Bunlar “pilav”, “makarna”, “bulgur” gibi tamamlayıcılar ve “salata”, “piyaz”, “turşu” gibi sebzelerle dengeleniyor. İşçi ve emekçilerin listesi ise adeta “hayatta kalma” planına dönüşmüş durumda. İşçi ve emekçilerin bu listelere uyamayacağı rakamlarla da ortaya çıkıyor. Bir çocuğun sağlıklı beslenmesi asgari ücretin yüzde 31’ine denk Beş günlük, üç ana öğünden oluşan örnek menülerin günlük maliyeti ekim ayında ortalama 315 lirayı buluyor. Bu, her çocuğun okulda bir ay sağlıklı beslenmesi için 6 bin 930 liraya ihtiyaç var demek oluyor. Bu aynı zamanda şu demek; tek bir çocuğun 22 gün boyunca MEB listelerine uygun beslenmesi asgari ücretin yüzde 31.35’ine denk geliyor. Hem de tek çocuk için! Bazı okullarda yemekhanelerin bulunduğuna dair bilgiler de elimize ulaşıyor. Örneğin, bu listelere dahil etmediğimiz sağlık emekçisi bir kadın, çocuğunun okul yemekhanesinden beslendiğini ve bunun için okulun tatil olmadığı aylarda 4 bin lira ödediğini söylüyor. Sağlık emekçisi bu menülere ara öğünün dahil edilmediğini ve sadece bir öğün yemeğe bu kadar ödediğini, ara öğünleri yani gerekli olan meyve veya çerezi kendisinin temin etmeye çalıştığını ifade ediyor. Bu da aylık tek bir çocuk için 4 bin lirayı oldukça aşan bir maliyet ortaya koyuyor. Sağlık emekçisi, “Ben ayda 60 bin lira alıyorum, bu beni bile gerçekten zorluyor. Asgari ücretle çalışanlar açısından bu tabloyu düşünemiyorum bile. Çocukların sadece bir öğünü için birçok şeyden feragat eder haldeyiz” diyor. Kızarmış yufkaya çikolata Başka bir semtte esnek ve güvencesiz bir şekilde tekstil atölyesinde çalışan kadın işçi ise, “Feragat edecek hiçbir şey yok” diyor. Konuştuğumuz kadının okula giden üç çocuğu var. Birisi ortaokul, diğer ikisi ilkokulda. Pazar akşamından aldığı yufkaları çocuklara beslenme yapmaya çalışıyor. Örneğin, bulabilirse içine biraz patates koyup hazır bekletip sabah kızartıp, beslenmelerine koyuyor. Ama o beş gün içerisinde yufkanın içine bazen hiçbir şey bulamıyor. Patates ya da başka malzeme bulamayınca sadece yufkayı yağda kızartıp üzerine çikolata sürüyor. Kendisinin ifadeleri çarpıcı: “Meyve almak için başka bir şeyden feragat etmiyorum. Zaten feragat edecek bir şey de yok. Yani meyve alamıyoruz. İki veya üç ayda bir meyve alabiliyorum.” Kadın, “Sınıfın geneli meyve getirmiyor” diyerek aslında genelleşen ciddi bir sorunu da ortaya koyuyor. Çocuklara ‘Bütçe yok” yalanının gerçek yüzü Bütün bu tablo, milyonlarca çocuğun yaşadığı ciddi bir sorunu ortaya koyarken devlet yıllardır kadınların, velilerin talebine gözünü yumuyor. 2025 yılında MEB’in bütçesi 1 trilyon 451 milyar 715 milyon 540 bin lira iken bu yıl bütçede 492 milyar 250 milyon 206 bin liralık, yüzde 33’lük bir artış gerçekleşti. Geçtiğimiz yıl merkezi yönetim bütçesinin yüzde 9.8’ine tekabül eden MEB bütçesi, bu yıl toplam bütçenin yüzde 10.2’sine tekabül ediyor. 2026 bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığına düşen pay, hâlâ uluslararası standartlarda sınır olan yüzde 15’e erişebilmiş durumda değil. Diyanet bütçesinde dikkat çekici artış Çocukların bir öğününe "bütçe yok" denilirken Diyanet'in 2026'de Diyanet İşleri Başkanlığına ayrılan bütçenin artışı dikkat çekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığına 2026 yılı için 174 milyar 389 milyon 341 bin lira teklif edilirken 2027 için 167 milyar 462 milyon 552 bin lira, 2028 için 184 milyar 248 milyon 48 bin lira öngörülüyor. 2026 bütçesinin 2025 yılına göre yüzde 34 artış gösterdiği hesaplanabilirken bu artışın özellikle personel giderlerinden yapılacağı öngörülüyor. 2025 yılında 110 milyar 56 milyon 770 bin lira personel giderlerine harcanırken 2026 için 148 milyar 799 milyon 693 bin lira yani yüzde 35’lik bir artış hesaplamamız mümkün. 2026, 2027 ve 2028 yıllarında Diyanet personeli için ayrılacak toplam kaynağın 500 milyar 510 milyon 293 bin lira olması planlanıyor. Din eğitimi ve hizmetlerinin bütçesi birçok programı solladı Merkezi bütçe ödeneklerinin programlara göre dağılımı incelendiğinde ise “din hizmetleri ve yaygın din eğitimi” başlığına 170 milyar 704 milyon 602 bin lira ayrıldığı görülüyor. Bu miktarla din eğitimi ve hizmetlerine ayrılan bütçe 54 milyar 803 milyon 330 bin liralık bütçesiyle “Çocukların korunması ve gelişiminin sağlanması” programını, 14 milyar 11 milyon 191 bin liralık bütçesiyle “gençlik” programını, 42 milyar 265 milyon 105 bin lira bütçesiyle “Hayat boyu öğrenme” programını ve 7 milyar 997 milyon 891 bin liralık bütçesiyle “Kadının güçlenmesi” programını geçiyor.
www.evrensel.net
October 25, 2025 at 9:31 PM
October 15, 2025 at 10:04 PM
Gazeteci Hakan Tosun, organlarıyla hayat verecek

📌Saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci Hakan Tosun'un ölmeden önce organ bağışçısı olduğu öğrenildi.
📌Ailesi, gazeteciler ve sevenleri şu sorunun yanıtını aramaya devam ediyor: "Hakan Tosun'a ne oldu?'

kisadalga.net/haber/gundem...
Gazeteci Hakan Tosun, organlarıyla hayat verecek
Esenyurt'ta uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Hakan Tosun'un ölmeden önce organlarını bağışladığı ortaya çıktı. Ailesinin de razısıyla Tosun'un organları başkalarına hayat verecek.
kisadalga.net
October 14, 2025 at 10:22 PM
Reposted by Mine Uçak
Esenyurt’ta katledilen gazeteci Hakan Tosun’un dosyasında belirsizlik sürerken, Halk TV muhabiri Umut Taştan’ın olay yerinde fail yakınları tarafından tehdit edildiği ortaya çıktı https://www.evrensel...
Gazeteci Umut Taştan’a Tosun cinayeti haberinde tehdit
İstanbul Esenyurt’ta sokak ortasında darp edilerek katledilen gazeteci Hakan Tosun’un ölümü hâlâ aydınlatılmazken, olayın peşini bırakmayan gazeteciler de tehdit ediliyor. Tosun ailesinin avukatı Onur Cingil, Halk TV muhabiri Umut Taştan’ın cinayetin işlendiği mahallede haber yaparken fail yakınları tarafından tehdit edildiğini açıkladı. 11 Ekim’de Esenyurt Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde bir grup tarafından saldırıya uğrayan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Hakan Tosun’un dosyasında belirsizlik sürüyor. Medya Blok’a konuşan Avukat Onur Cingil, “Savcılıktan ve emniyetten olayla ilgili görüntülerin alınıp alınmadığını, faillerin yakınları tarafından alındıysa buna dair herhangi bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığını ısrarla soruyoruz. Ancak bugüne kadar bu konuda suspus bir hal var. Ayrıca bu haberi yapan arkadaşımız da bizzat faillerin yakınları tarafından tehdit edildi” dedi. Cinayetin ardından bölgede haber yapan Halk TV Muhabiri Umut Taştan ise, esnafla yaptığı görüşmede güvenlik kamerası kayıtlarının polis tarafından alınmadığını, daha sonra saldırgan yakınlarının esnaftan “kameraları bize ver” diyerek cihazı götürdüğünü aktarmıştı. Taştan’ın aktardığına göre, failin babası görüntüleri almakla övünerek, saldırının geçmişteki husumetten kaynaklandığını savundu. Cingil’in açıklaması, Tosun cinayetinde yalnızca faillerin değil, olaya dair delillerin de karartıldığına dair kaygıları büyüttü.
www.evrensel.net
October 14, 2025 at 9:25 PM
babam öldüğünde son anlarında yoktum diye, annem öldüğünde keşke son dönemlerini görmeseydim diye ağladım. şimdi yoldaşım dostum kekom öldü, yokluktan ağlıyorum.
October 9, 2025 at 10:29 PM
gayet makbuldü oysa.
October 2, 2025 at 8:53 PM
Reposted by Mine Uçak
🔴 Sayıştay 'olmaz' diyor, Merkez Bankası dinlemiyor

📌 "Kamu zararına yol açan Merkez Bankası yönetimi 2013 yılından bu yana her yıl uyarılıyor."

✍ Murat İnceoğlu yazdı

bianet.org/yazi/sayista...
October 2, 2025 at 8:01 PM
Reposted by Mine Uçak
CHP: YALNIZKEN DAHA GÜÇLÜ

"Kimse umutsuzluğa kapılmasın: Yalnız kaldığı söylenen Özel’in halkla çektirdiği fotoğraf, Meclis’teki “hayranlar kulübü” fotoğrafından çok daha kalıcıdır."

Can Dündar yorumladı. Şimdi tamamını izleyin: youtu.be/oRQ1m_D_Y0E
CHP: Yalnızken daha güçlü | Can Dündar ile #GününYorumu
YouTube video by Can Dündar
youtu.be
October 2, 2025 at 2:44 PM