İran’da protestoların 15’inci günü: İnternetsiz 3 gün, 192 ölü, binlerce yaralı ve tutuklu
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+)
İran genelinde rejime karşı protestolar, geniş çaplı internet kesintisi ve iletişimdeki şiddetli aksamaların, bilgilendirme ve olayların bağımsız olarak doğrulanması imkânını ciddi şekilde kısıtladığı koşullar altında, 15’inci gününde devam ediyor. 3 gündür internetin kesildiği İran’da, bilgi akışındaki aksamalara rağmen, bugüne kadar teyit edilen can kaybı sayısının 192 kişiye ulaştığı insan hakları örgütleri tarafından belirtiliyor. Ancak İran İnsan Hakları Örgütü veya ülkede faaliyet gösteren sol-sosyalist basın, ölü sayısının 2 bine yaklaştığını öne sürüyor.
Evrensel’e Azerbaycan eyaletinden gelen kısa notta, “Starlink’e bağlanan sayısı çok az ve genelde başkentteler. Sınıra yakın olanlar çevre ülkelerdeki sim kartları kullanarak bilgi akışını çok az sağlıyor. Burası ‘kıyamet’ günü gibiydi. Çoğu kişiyi tutukladılar. Ölü sayısı çok. Sınıra geldik; Türkiye sim kartı ile bilgi alıp aktaralım diye” ifadeleri yer aldı.
9 çocuk öldürüldü
Perşembe akşamından itibaren İran’da çok kitlesel bir şekilde halkın sokağa çıkmasının hemen ardından internetin ve GPS sinyalinin tamamen kesilmesi ve kesintinin devam etmesi büyük endişe yaratırken; cumartesi akşamı İslam Cumhuriyeti yargı ve güvenlik yetkilileri, protestoculara karşı kararlı bir şekilde hareket edileceğini bir kez daha açıkladı.
İran İnsan Hakları Örgütü Direktörü Mahmud Emiri Mukaddem ise yaptığı son açıklamada, “Protestoların başlangıcından bugüne kadar 192 protestocunun öldürüldüğü, doğrudan kaynaklar veya en az iki diğer bağımsız kaynak aracılığıyla teyit edilmiştir; bunlardan 9'u 18 yaşın altındaydı.” ifadelerini kullandı.
Mukaddem, “Perşembe akşamından itibaren, İran genelinde internetin tamamen kesilmesiyle eş zamanlı olarak protestocuların öldürülmesi şiddetlenmiştir ve en yüksek can kaybı sayısı 18 ve 19 Dey, (Perşembe ve Cuma) günlerine aittir. Tahran'daki morglardan birinde yüzlerce can kaybına ait cesedin görüldüğüne dair teyit edilmemiş raporlar elimize ulaşmıştır ki mevcut koşullarda bunların bağımsız olarak doğrulanması mümkün değildir” dedi.
Eş zamanlı olarak Devrim Muhafızları'na bağlı medya, "isyancılar", "silahlı kişiler" veya "İsrail ile bağlantılı" sıfatlarıyla tanıttıkları çok sayıda protestocunun gözaltına alındığını haber verdi. "İsyancı", "silahlı" ve "İsrail ile bağlantılı" ifadeleri, daha önce de geniş çaplı baskılara ve idam dâhil olmak üzere ağır cezaların verilmesine zemin hazırlamış olan genel ve muğlak suçlamalar. İran İnsan Hakları Örgütü'nün tahminine göre, protestoların başlangıcından bu yana 2 bin 600'den fazla kişi bu şekilde gözaltına alındı.
Öldürülen genç kadın Robina Aminian’ın annesi: Yüzlerce cenazeyi kendi gözlerimle gördüm
İran İnsan Hakları Örgütü, İran'daki rejim karşıtı protestocuların katledilmesinin boyutlarını gözler önüne seren ve son günlerde ülke genelindeki protestoların bastırılması sırasında yüzlerce kişinin öldürülmüş olma ihtimalini güçlendiren genç bir kadın öğrencinin öldürülmesine ilişkin detaylara ulaştı.
Tahran'daki Şeriati Fakültesi Tekstil ve Kıyafet Tasarımı Bölümü öğrencisi 23 yaşındaki Robina Aminian, Perşembe akşamı fakülteden çıkıp protesto gösterilerine katıldıktan sonra hükümet güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Robina'nın ailesi, İran İnsan Hakları Örgütü'ne, Merivanlı olan bu Kürt gencin yakın mesafeden ve arkadan hedef alındığını ve kurşunun doğrudan başına isabet ettiğini söyledi.
Robina Aminian'ın aile üyeleri, öldürüldüğünü öğrendikten sonra, ailenin ikamet ettiği Kirmanşah'tan cenazesini teşhis etmek için Tahran'a gitti.
İran İnsan Hakları Örgütü olayın detaylarını paylaştı: Aile, fakülte yakınlarında bir yere yönlendirildi ve burada protestolarda öldürülen yüzlerce gencin cenazesiyle karşılaştı. Hayatını kaybedenlerin çoğu, hükümet güçlerinin yakın mesafeden baş ve boyunlarına ateş ettiği, 20’li yaşlardaki gençlerdi. Başlangıçta Robina'nın ailesi tarafından teşhis edilmesine, sonrasında da cenazesini teslim almalarına izin vermediler.
İran İnsan Hakları Örgütü, Robina'nın annesinin "Sadece benim kızım değildi; yüzlerce cenazeyi kendi gözlerimle gördüm" sözüne atıfta bulunarak şunları vurguladı: "Aile, kızlarının cenazesini teşhis edebilmek için öldürülenlerin arasında bizzat arama yapmak zorunda kaldı ve kesinlikle öldürülen gençlere ait çok sayıda cesedi kendi gözleriyle gördüler."
“Hastanelerin kapasitesi doldu”
IranWire tarafından yakın zamanda yayınlanan bir video, Kahrizak Adli Tıp Kurumunda protestoculara ait olduğu iddia edilen çok sayıda cansız bedenin olduğunu gösteriyor. Bu merkezin kriz durumunu ve kontrolden çıktığını gösteren videoda, ailelerin çocuklarının bedenini aradığı söyleniyor.
ویدیوی منتشر شده از ایران، حضور خانوادهها برای شناسایی پیکرهای عزیزانشان را در پزشکی قانونی کهریزک تهران نشان میدهد. در این ویدیو صدای شیون زنی بر سر عزیز جان باختهاش شنیده میشود. حکومت جمهوری اسلامی طی روزهای گذشته با قطع سراسری اینترنت اقدام به کشتار معترضان کرده و به دلیل… pic.twitter.com/Cg47iI0vZJ
— ایران وایر (@iranwire) January 10, 2026
İran’ın içinde faaliyet gösteren “İşçilerin Sermayeye Karşı Sesi” haber portalı, İran’ın içinden bu sabah paylaştığı notlarda şu ifadelere yer verdi: “İran'ın farklı şehirlerinden dağınık bir şekilde ve büyük güçlükle dışarı sızanlar, yaşanmakta olan bir insanlık felaketinin görüntüsüdür. Şiraz, Reşt, Meşhed, Tahran, Kerec, Kirmanşah ve diğer şehirlerdeki doktorlardan ve sağlık personelinden gelen eş zamanlı anlatımlar, hep aynı ortak gerçekten bahsediyor: Hastaneler, yüksek sayıdaki yaralı ve ölülerle doldu. Cuma akşamına ait teyitli raporlara göre sadece 70 kişinin cansız bedeni Reşt'teki Poursina Hastanesi'ne nakledildi.
Ailelerin sevdiklerinin cenazelerini teşhis etmek için perişan hâlde dolaştığı Kahrizak Adli Tıp Kurumu'ndan yayınlanan görüntüler, sessizlik ve tam iletişim kesintisi içinde yaşanmakta olan gerçeğin sadece küçük bir kısmı. Ülkenin birçok büyük şehrinde eş zamanlı olarak sağlık personeli kısa süreler içinde onlarca cesedin getirildiğini bildirdiğinde ve raporlar cesetlerin kapasite dışı merkezlerde yığıldığına işaret ettiğinde, artık ‘sınırlı kayıp’tan söz edilemez.”
İran Emek Konfederasyonu’ndan tüm işçi örgütlerine çağrı
İran Emek Konfederasyonu, 10 Ocak 2026’da dünya genelindeki işçi sendikalarına gönderdiği resmi bir mektupla, aralarında işçiler, öğretmenler, hemşireler ve emeklilerin de bulunduğu İran'daki devam eden protestoların “tehlikeli” bir boyuta ulaştığını ve tüm işçi örgütlerinin içerideki katliama ses çıkarması gerektiğini vurguladı.
Bu mektup, 15 gün önce İran’da başlayan mevcut protestoların hâkim siyasi ve ekonomik ilişkilere karşı uzun bir toplumsal mücadele yolunun devamı olduğunu bildirerek, “İslam Cumhuriyeti'nin bu dönemdeki tepkisi de şiddet, doğrudan saldırılar ve protestocuların fiziksel olarak bastırılmasıyla birlikte gelmiştir.” dedi.
Bu doğrultuda Konfederasyon, İranlı yetkililerin 8 Ocak 2026 gecesinden itibaren internet erişimini ve ülke genelindeki iletişimi ciddi şekilde kestiğini belirterek, bunu protestoculara yönelik ciddi baskıyı gizlemek için bir araç olarak nitelendirdi ve tüm işçi örgütlerini İran’daki işçilerin sesi olmaya çağırdı.
Eylemler devam ediyor
İnternet kesintisi nedeniyle, 8 Ocak akşamının ilk saatlerinden itibaren İran’dan gelen haber akışında aksaklık yaşandı. Ancak bazı bölgelerde Starlink uydusunu kullanma şansı olan kişiler protestolara ait videoları sosyal ağlarda ve bazı muhalif medya organlarında yayınlamayı başardılar. Bu videolara göre, rejime karşı protestolar Tahran'ın Andarzgu, Punak, Golbarg, Saadatabad, Madain, Narmak, Sattarkhan, Haft Hoz mahallelerinde ve ayrıca İslamşehir'de kitlesel olarak devam etti. Bu noktaların çoğunda güvenlik güçleri protestocularla çatıştı. İslamşehir'den gelen bir video, halkın biber gazı atılarak ve doğrudan ateş açılarak dağıtıldığını gösteriyor.
Protestolar dün gece de Reşt, Meşhed, Kirman, Yezd, Şehr-i Babek, Şiraz (Rahmet ve Kolahduz Bulvarı), Tebriz, Amol ve İsfahan şehirlerinde devam etti.