#İngiltere’de
Turhan Çömez:

- İngiltere’de araç muayenesi 1.800 TL, Türkiye’de 4.000–4.500 TL.

- Şirket 22 yılda 25 milyar $ kazandı.

- 2026 cirosu 45 milyar TL; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesi 36 milyar TL.
February 10, 2026 at 10:09 PM
Turhan Çömez, ABD’li Opus Group ve Doğuş Grubu’na ait TÜVTÜRK’ü anlattı:

- İngiltere’de araç muayenesi 1.800 TL, Türkiye’de 4.000–4.500 TL.

- Şirket 22 yılda 25 milyar $ kazandı.

- 2026 cirosu 45 milyar TL; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesi 36 milyar TL.
February 11, 2026 at 2:12 PM
İngiltere'de Filistin destekçisi gazeteci Latife Ebuçakra gözaltına alındı
ydh.com.tr/d/35118/ingi...
İngiltere'de Filistin destekçisi gazeteci Latife Ebuçakra gözaltına alındı
İngiliz makamları, Press TV muhabiri ve Filistin yanlısı aktivist Latife Ebuçakra'yı Birmingham'daki bir etkinlik öncesinde gözaltına aldı.
ydh.com.tr
February 9, 2026 at 7:52 AM
108 yıl önce bugün
6 Şubat 1918
İngiltere’de ilk kez
“sosyal şartları uygun olan” kadınlara oy hakkı verildi.
February 5, 2026 at 10:14 PM
Osmanlı mutfağının hızlı adapte olduğu Amerika kökenli bitkilerden biri de mısırdı.
Avrupa'ya Osmanlı üzerinden dağıldığından adı İtalya'da "GRANTURCO", İngiltere'de "TURKISH WHEAT" olarak anılmış. Anadolu'da gelen her egzotik malzeme Mısır üzerinden geldiği için "Mısır buğdayı" olarak adlandırılmış
February 3, 2026 at 12:51 PM
Akbank İngiltere’de 15 milyon sterlinlik tahvil ihracını tamamladı
Akbank, İngiltere’de 2029 vadeli, sabit faizli 15 milyon sterlin tutarında tahvil ihracını tamamladı.

#tahvil #akbnk
January 31, 2026 at 9:06 PM
İngiltere’de bu sabah bir kuyumcuya gerçekleştirilen soygun

#ingiltere #soygun #altın #iran #BJKvKNY #ComeToFenerLookman #mikaraun #THM
January 31, 2026 at 9:10 PM
İngiltere'de Muhafazakâr Parti'den bir kopuş daha: Eski İçişleri Bakanı, Reform Partisi'ne katıldı
İngiltere’de Muhafazakâr Parti’den bir kopuş daha: Eski İçişleri Bakanı, Reform Partisi’ne katıldı
Suella Braverman, Reform UK’ye katıldığını ve Muhafazakâr Parti üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Bu geçiş, Muhafazakâr Parti’deki çözülmeyi daha görünür hale getirdi.
medyascope.tv
January 26, 2026 at 2:10 PM
Sevgili pir Mehmet Yüksel Dedem, İngiltere’de hakka yürüdüğünü derin bir üzüntüyle öğrendim.
#Zülfikargazetesi #TV10 birlikte emek verdiğimiz değerleri ve taçlandırdığımız günlerdeki fedakarlıklarını unutmayacağız
Erenler, evliyalar ve Sinemilli Ocağı yoldaşın olsun.
Hoşçakal piro.
🕯️🪶
January 27, 2026 at 11:16 AM
💡 Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder: "İngiltere’de bir paketin fiyatı 15 sterlin (880TL).

🚬 Türkiye’de bir paket sigara fiyatının en az 300 TL olması lazım."
January 23, 2026 at 1:01 PM
İngiltere’de Yüzlerce Antik Roma Bıçak Bileyicisi Ortaya Çıktı

arkeofili.com/ingilterede-...
İngiltere’de Yüzlerce Antik Roma Bıçak Bileyicisi Ortaya Çıktı - Arkeofili
Kuzey İngiltere’de bir nehir kıyısında 800’den fazla bileme taşı bulundu ve daha binlercesinin olabileceği söyleniyor.
arkeofili.com
January 22, 2026 at 11:20 AM
İngiltere tarihinde bir ilk: Bilardo ve tenis grevi İngiltere'de dayatılan yüzde 2,35'lik zammı kabul etmeyen, prestijli turnuvalar için bilardo ve tenis ürünleri üreten 142 işçi grev kararı aldı. Bu, 250… https://www.evrensel...
İngiltere tarihinde bir ilk: Bilardo ve tenis grevi
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+) Londra- Hayat pahalılığı ve düşük ücretler nedeniyle son birkaç yıldır İngiltere’de birçok sektörde grevler yaşandı. Yaptıkları iş ve ustalığa bağlı olarak normalde yüksek ücret alan bilardo ve tenis ürünleri üreten tekstil işçileri de sonunda grev kararı almak zorunda kaldı. İngiltere’nin batısındaki Bristol kenti yakınındaki Dursley ve Stroud kasabalarında çalışan 142 işçi, yapılan zam görüşmelerinin tıkanması nedeniyle grev kararı aldı. UNITE sendikası üyesi işçiler, yıllardır düşük oranda yapılan zamlar nedeniyle asgari ücret seviyesine geldiklerini ve bu durumun değişmesi gerektiğini ifade ederek, işverenden daha yüksek düzeyde zam yapılmasını talep etti. Ancak işveren William Sale Partnership (WSP) işçilere yine enflasyonun altında zam dayattı. Dayatılan yüzde 2.35’lik zammı kabul etmeyen işçiler, grev kararı aldı. Prestijli turnuvalar için çalışıyorlar Avusturalya Açık, Fransa Açık, Bilardo Ustalar Şampiyonası, Birleşik Krallık Bilardo Şampiyonası, Dünya Bilardo Şampiyonası, Amerika Bilardo Şampiyonası ve Çin Bilardo Şampiyonası’na, bu şampiyonalarda ihtiyaç duyulan formaları, bilardo masa bezleri ve temel materyalleri hazırlayan işçiler, 250 yıllık firmada ilk kez greve gidecekler. 12, 20, 22 ve 23 Ocak tarihlerinde greve gidecek işçiler, daha önce dolgun ücret aldıklarını ve yıllardır yapılmayan zamlardan dolayı asgari ücrete yakın bir ücret aldıklarını belirterek, “yetenek ve belli bir tecrübe isteyen ustalıkla ürettiğimiz ürünlerin karşılığı asgari ücret değildir” diyerek, işverenin makul bir teklifle masaya tekrar oturmasını talep etti. İşverenin masaya oturmaması durumunda, belirtilen tarihlerde grevler gerçekleşecek. Grevle birlikte, ocak, şubat ve mart aylarında oynanacak Birleşik Krallık Bilardo Şampiyonası, Bilardo Ustalar Şampiyonası ve Dünya Bilardo Şampiyonası’nın etkileneceği belirtiliyor. UNITE sendikası, bu turnuvaların etkilenmesini istemiyorlarsa, işveren makul bir teklifle masaya oturup işçiler ve sendikasıyla anlaşma yoluna gitmesi gerektiğini dile getirdi.
www.evrensel.net
January 12, 2026 at 8:03 AM
Gösteriş budalalığı her devirde var olan bir şey. 1700'lerde İngiltere'de ananas o kadar pahalıymış ki, insanların onu yemek için değil, partilerde ellerinde taşıyıp, hava atmak için kiralıyorlarmış.
January 8, 2026 at 5:16 PM
Avrupa'nın Gündemi'nde bu hafta ABD ile giderek daha çok sorun yaşayan Avrupa ve Almanya'nın tutumuna dair tartışma var.

İngiltere'de İşçi Partisi'nin başı rkçı Reform UK ile belada. Fransa'da Macron'un veda tadındaki yeni yıl… https://www.evrensel...
Transatlantik boşanma
Yazıyı Küçült (-) Yazıyı Büyüt (+) Trump’ın AB eleştirisi, Ukrayna konusunda dümeni elinden bırakmaması, AB üyesi büyük ülkelerin, özellikle de Almanya’nın ABD ile bağının ne düzeyde olması gerektiğini sorgulamasını dayatıyor. Almanya, Atlantikçilikle De Gaulle’ün Gaullist politikasını birleştirebilecek mi, iki ruhlu haline devam mı edecek yoksa Avrupa’yı önceliğine koyan bir politika mı izleyecek? Courrier international, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un geleneksel yeni yıl mesajının içeriğini dünya basınındaki değerlendirmeler üzerinden sentezledi. Fransa tarihinde “Macron parantezi”nin sonuna mı gelindi? İngiltere’de ise bu hafta, popülizmin yükselişi ve buna karşı merkez siyasetin ne yaptığı, özellikle de ne yapamadığı tartışılıyor. The Guardian’da yayımlanan makalesinde Chris Powell, Başbakan Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisinin ırkçı Reform UK ve Lideri Nigel Farage karşısında neden hâlâ ikna edici bir karşı strateji kuramadığını ele alıyor. 20 yılı aşkın süredir İşçi Partisine danışmanlık yapan Powell’a göre mesele yalnızca bir sonraki seçimi kazanmak değil, Britanya demokrasisinin nasıl savunulacağına dair bütünlüklü bir planın yokluğu. ABD politikası: Eğer Avrupa şanslıysa sonun başlangıcındadır. Heribert Prantl Süddeutsche Zeitung/Almanya Almanya her zaman ABD ve Avrupa ile olan bağları arasında bölünmüş durumdaydı. Ama şimdi Amerikan Başkanı boşanma davası açtı. Merkel’in 2018’de talep ettiği ama yapamadığı şeyi yapmanın zamanı geldi. Faust, trajedinin birinci bölümü, 1112. dizesinde içsel karmaşasını ifade ederek, “Ne yazık ki, göğsümde iki ruh yaşıyor” diye yakınır. Günlük dilde, “iki ruh” yavaş yavaş “iki kalp” imgesine dönüştü. Anlamı aynı kaldı: Bir çatışmayı tanımlıyor, birinin iki zıt eğilime veya sadakate sahip olduğunu ifade ediyor. Alman siyasetinde bu çatışma, göğsünde bir kalbi Amerika Birleşik Devletleri için, diğeri Avrupa için atan Konrad Adenauer’den beri belirgindi. Bir kalp Atlantikçiydi; diğeri Gaullistti. “Gaullist” olarak adlandırılmasının nedeni, ABD’nin daha az egemenliği altında, kendi kendine yeten ve bağımsız bir Avrupa’yı savunan Fransız Cumhurbaşkanı ve General Charles de Gaulle’ün pozisyonlarına yakın olmasıydı. Adenauer’den bu yana her Alman şansölyesi bu ikilem içinde kendi konumunu bulmak zorunda kaldı. Konrad Adenauer, bir nebze ustalıkla, her iki bağlılığa da adalet sağlamaya çalıştı. İlla ki Faust gibi iki ruh veya kalp arasında karar verememek söz konusu değildir. Ayrıca, aralarında karar vermek istemeyebilir ve bu nedenle bir nebze ustalıkla her iki bağlılığa da adalet sağlamaya çalışabilir. Federal Almanya Cumhuriyeti’nin ilk Şansölyesi Konrad Adenauer, şansölyeliği boyunca bunu denedi. Siyasi önceliklerinde bir kez daha ABD’ye, diğer zamanlarda ise Fransa ve Avrupa’ya öncelik verdi. Bu değişen öncelikler arasındaki tutarsızlık, muğlak “Batı entegrasyonu” terimi ve çelişkileri gölgede bırakan antikomünizmle örtülmüştü. Konrad Adenauer’in dışişleri bakanı, daha sonraki bir SPD başbakanı olan Gerhard Schröder ile aynı adı taşıyordu ve bu CDU bakanı da koyu bir Atlantikçiydi. ABD yanlısı Schröder, Adenauer’in ocak 1963’te Elize Sarayı’nda imzaladığı Fransa-Almanya dostluk antlaşması sırasında arkasında durmuş, Cumhurbaşkanı de Gaulle tarafından kucaklanmış, öpülmüş ve selamlanmıştı. Elize Antlaşması, dışişleri, güvenlik ve kültür politikalarının tüm önemli konularının ortak planlanmasını öngörüyordu. Süddeutsche Zeitung’un Başmuhabiri Hans Ulrich Kempski’nin o dönemde belirttiği gibi, Dışişleri Bakanı Schröder (CDU) tüm süreci “isteksiz bir damat ifadesiyle” izlemişti. Fransız cumhurbaşkanı ona dönerek, Atlantikçi eğilimlerine atıfta bulunarak, “Seni öpmeyeceğim -henüz değil- ama hislerimiz aynı” dedi. De Gaulle böylece dışişleri bakanından gurur verici bir gülümseme aldı. ... Elize Antlaşması, Almanya ve Fransa’nın ABD, Büyük Britanya ve NATO ile olan özel ilişkilerinden hiç bahsetmiyordu. Cumhurbaşkanı de Gaulle bunu böyle istiyordu çünkü stratejik Avrupa özerkliğine bağlıydı ve Büyük Britanya’yı Washington’un Truva Atı olarak görüyordu. Ancak Amerikalıların baskısı ve Alman Atlantikçilerinin kışkırtmasıyla, Alman parlamentosu, zaten imzalanmış olan antlaşmaya onay sırasında bir ön söz ekleyerek, Fransa ve Almanya’yı İngilizler ve Amerikalılarla yakın iş birliği yapmaya çağırdı, bu da de Gaulle’ün büyük öfkesine neden oldu. Thomas Mann’ın oğlu Tarihçi Golo Mann, antlaşmanın onaylandığı anda “geçersiz” hale geldiğini belirtti. Siyaset Bilimci Torsten Oppelland, Adenauer’in ABD yanlısı Dışişleri Bakanı Schröder’in biyografisinin yazarı olarak, “Atlantikçi-Gaullist tartışması hiçbir zaman tam olarak çözülmedi” diye belirtiyor. Bu tartışmanın, Almanların hem/hem politikasıyla çözülmüş gibi göründüğünü ve “Federal Cumhuriyet’te Amerikan politikasının gidişatından memnuniyetsizlik olduğunda” yeniden ortaya çıktığını savunuyor. Örneğin, o zamanki Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile yakın iş birliği içinde Irak Savaşı’na karşı çıkan ve çok kutuplu bir uluslararası sistem fikrini ortaya atan Şansölye Gerhard Schröder’in (SPD) görev süresi boyunca durum böyleydi. Ancak temelde, tek kadın şansölye de dahil olmak üzere tüm şansölyeler döneminde, güç politikası açısından ABD, Avrupa’nın motoru olan Fransa’dan daha önemliydi. Angela Merkel’in Obama döneminde (NSA casusluk skandalı nedeniyle) ve Trump I döneminde (gümrük tarifeleri politikası nedeniyle) ciddi gerilimler yaşanmış olsa da NATO’nun desteği temelden sorgulanmamıştı. Trump II’den beri her şey değişti. Amerika’nın güçlü bir transatlantik ittifaka olan ilgisi buharlaştı. Trump’ın Ukrayna barış planı, boşanma belgesi gibi okunuyor. Yeni ABD güvenlik stratejisi Avrupa’ya saldırıyor ve AB’yi ideolojik bir düşman olarak işaretliyor. Amerikan başkanı, Avrupalıları tıpkı de Gaulle’ün korktuğu gibi, vasal olarak görüyor. Avrupa ve Amerika arasında “değerler, çıkarlar ve kader topluluğu” hakkındaki tanıdık Alman söylemi, solmuş bir propaganda veya bir Noel dilek listesi gibi okunuyor. Bir zamanlar Atlantikçiler tarafından Gaullist olarak reddedilen pozisyonlar, şimdi onlar tarafından bile öngörücü olarak kabul ediliyor: Evet, de Gaulle haklıydı. Angela Merkel, 2018’de Şarlman Ödülü töreninde Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron için yaptığı övgü konuşmasında, “Avrupa kaderini kendi ellerine almalıdır” demişti. Avrupa bunu yapmadı; Merkel tereddüt etti. Şimdi, belki de çok geç, Avrupa’nın hâlâ siyasi kapasiteye sahip olduğunu ve görünüşte temsil ettiği tarihsel ve ahlaki kimliği için etkili bir siyasi ifade bulabileceğini kanıtlamak çok önemli (Fransız Filozof Étienne Balibar’ın dediği gibi). Eğer Avrupa şanslıysa, Berlin’in ABD’den bağımsız Ukrayna görüşmeleri uzun zamandır beklenen yeni bir başlangıcın ilk adımı olacaktır. Çeviren: Semra Çelik Keir Starmer popülistleri geri püskürtmek için ne yapıyor? Chris Powell The Guardian/İngiltere Bir sonraki genel seçimler sıradan bir demokratik yarışma olmayacak. Her zamanki gibi bir o yana bir bu yana sallanan bir seçim olmayacak. Demokrasimizin tarihinde önemli bir an olacak ve bu an üç yıldan az bir süre sonra gelebilir. Şüpheniz olmasın: Popülistler, bizim değer verdiğimiz, ancak artık doğal kabul ettiğimiz özgür seçimler ve özgür toplum için yeni ve korkutucu bir tehdit oluşturuyor. Donald Trump’ın temmuz 2024’teki seçim öncesi mitinginde söylediği gibi: “Dört yıl sonra tekrar oy kullanmak zorunda kalmayacaksınız. Her şeyi o kadar iyi ayarlayacağız ki, oy kullanmak zorunda kalmayacaksınız.” Ya da, onun popülist dostu Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi: “Demokrasi tramvay gibidir. Hedefinize ulaşana kadar biner, sonra inersiniz.” Peki, burada, Birleşik Krallık’ta, böylesine varoluşsal bir tehdidi engellemek ve önlemek için acilen ihtiyaç duyulan büyük ölçekli karşı plan nerede? Böyle bir plan yok, hatta planlama aşamasında bile değil gibi görünüyor. Çok tehlikeli bir dönemdeyiz. Nigel Farage’ın Reform UK partisinin serbestçe hareket etmesine, hayal kırıklığına uğramış seçmenlerin zihninde güvenilir bir potansiyel hükümet olarak yerleşmesine ve kök salmasına izin veremeyiz. Onlara karşı çıkılmadıkça, seçmenlerin gözünde daha az tehditkar ve risksiz görünecekler. Reform ve Farage’ın içten çökmesini veya sağcı oyların bir şekilde bölünmesini ummak, özgürlüğümüz ve demokrasimiz için potansiyel olarak intihar anlamına gelir… Bu durum devam ederse, tehdit büyüyecek. Uluslararası sahnede zaten böyle oluyor. Yeni ABD dış politika stratejisi, Avrupa’daki popülist partileri desteklemeyi amaçlıyor. Bu korkutucu. 50 yıllık Muhafazakar Siyasi Eylem Konferansı, aşırı sağcı influencer Steve Bannon tarafından yeniden canlandırıldı ve ABD ve Avrupa’daki popülist partileri bir araya getirerek seçim deneyimlerini birleştirip girişimlerini paylaşmalarını sağladı. Peki, Avrupa düzeyinde antipopülist tarafta ne var? Hiçbir şey… Dört yıldır, meslektaşım David Cowan ve ben, popülist partilerin burada ve diğer ülkelerde nasıl işlediğini ve onlara nasıl karşı koyulacağını araştırıyoruz. Bazı önemli dersler var. Birincisi, birçok popülist, “Sadece bir kez kazanmamız gerekiyor” ilkesine odaklanmış gibi görünüyor. Dolayısıyla hayatta kalmak, demokratik sınırlar içinde aynı derecede acımasız bir karşı çıkma zihniyetini benimsemek anlamına geliyor… Seçildikten sonra, bir dizi popülist, demokratik siyasi sistemleri maniple ederek kaybetmelerini neredeyse imkansız hale getirdikleri suçlamasıyla karşı karşıya kaldı. Macaristan’da Viktor Orbán, Türkiye’de Erdoğan, Hindistan’da Narendra Modi, şimdi ABD’de Trump, Slovakya’da Robert Fico ve Çek Cumhuriyeti’nde Andrej Babiš, hepsi aynı oyun planını benimsemiş görünüyor. Orbán, 2010 yılında iktidara geldiğinden beri, kendisine fayda sağlamak için oy sistemini değiştirdi. Yargı, yalnızca ona karşı sorumlu hale geldi; muhalifleri serbestçe hapse atıyor gibi görünüyor. Geçen yıl Erdoğan, anketlerde önde olan başkanlık rakibi Ekrem İmamoğlu’nu hapse attı ve 2 bin yıl hapis cezası verilmesini talep etti. Bazı popülistler, yönetim kurullarına yandaşlarını atayarak ulusal yayıncıları etkilemekle suçlandı. Muhalefet partilerine kendilerini tanıtmak için eşit haklar tanımıyorlar, bu yüzden muhalefet partilerinin hiç şansı yok. Popülistlerin oyun kitabı budur. Öyleyse seçimlerimiz, ifade özgürlüğümüz için ne kadar şansımız var? BBC ve bağımsız medya ne olacak? Bağımsız yargı? Araştırmamızdan çıkan ikinci ders, Starmer’ın seçmenlere yaklaşımını ve onlarla etkileşim kurma şeklini kökten değiştirmesi gerektiğidir. Seçmenler bıkmış durumda, hiçbir şeyin işe yaramadığını düşünüyor ve bazıları sadece öfkeli ve görmezden gelindiğini hissediyor. Çalışmamız, popülistlerin en iyi şekilde, rakiplerinin bir şekilde halkın yanında olduklarını gösterebildiklerinde yenilebileceklerini gösteriyor. Kentucky’nin 2019’dan beri Demokrat Valisi Andy Beshear, derin bir Cumhuriyetçi eyalette bu şekilde kazandı. İş, yollar, okullar, fiyatlar gibi temel konularda açık bir dille ve yılmadan konuştu. Üçüncüsü: İşçi Partisi, medyayı ve iletişimi baştan aşağı yenilemelidir... Rekabet edebilmek için İşçi Partisinin şimdi iki cepheli bir stratejiye ihtiyacı var. Taktik olarak, tek misyonu dikkat çekmek için günlük savaşı yürütmek ve kazanmak olan yarı özerk bir dijital anlatı birimi oluşturmalıdır. Amaç, seçmenler ekranlarını kaydırdıklarında, popülist anlatının artık duydukları tek anlatı olmamasıdır. Bu, aynı zamanda, geleneksel medyanın artık ilgisiz seçmenlere ulaşamadığı için, popüler podcastler gibi platformlarda konuşmaya istekli, özgün iletişimcileri işe almak ve yükseltmek için uzun vadeli bir kültürel revizyon gerektirir… Birleşik Krallık’taki mevcut durum, popülist rakibinin seçmenlerin acılarına ve hayal kırıklıklarına ustaca tepki vermesiyle, kurumsal bir partinin başını belaya soktuğu klasik bir örnektir. Sınırlama veya rasyonel “Burnunu tut” oyuna güvenmek, sonunda başarısız olacak bir stratejidir. İşçi Partisinin şimdi kapsamlı bir eylem planına ihtiyacı var. Zaman, onun için lüks bir şey. Çeviren: Sarya Tunç Macron, Fransızlara 2026 dileklerini ‘alaca karanlık’ tonunda sundu Courrier International Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 31 Aralık Çarşamba günü Fransızlara yeni yıl mesajını sundu. 2026 için özellikle 15 yaş altına sosyal ağların yasaklanmasını vadeden Macron’un konuşması, uluslararası basında daha çok “ağır”, “kasvetli” ve “alaca karanlık” tonu ile yankı buldu. “Her yıl saat 20.00’de, aperatif ile kaz ciğeri arasında, yaklaşık on milyon Fransız, nadiren tarihe geçen bu törensel konuşmayı izlemek için yeni yıl mesajı randevusuna sadık kalır” diye yazıyor Le Temps. Emmanuel Macron geleneği bozmadı; ancak İsviçre gazetesi, 31 Aralık’ta yaptığı dokuzuncu başkanlık konuşmasının “Tonunun ağır ve neredeyse alaca karanlıkta olduğunu. Kimilerine göre hüzünlüydü” diye belirtiyor. Gazete, “Uluslararası durum da böyle, Fransa durgun ve savaş hâlâ Avrupa’nın kapılarında” diye ekliyor. Le Soir da konuşmanın “Yalnızca on dakika süren kısa bir hitap” olduğunu ve “Özellikle ağır bir ton taşıdığını” vurguluyor. Macron, yaklaşık dokuz yıldır yönettiği Fransa’da “Her şeyin o kadar da kötü gitmediğine” halkı “İkna etmeye çalıştı”; “Ülke ayakta. Büyüme sürüyor. Enflasyon Avro Bölgesi’nin en düşüklerinden biri” sözlerini tekrarladı. Ancak Brüksel merkezli gazete, “Rekor düzeydeki popülerlik kaybının gölgesinde, devlet başkanı ikinci dönemini erken bir alaca karanlık atmosferinde tamamlıyor” değerlendirmesinde bulunuyor… Le Temps’a göre bu yeni yıl mesajı, hatta “beklenmedik biçimde”, “ilk bir veda” havası taşıyordu. La Vanguardia’nın altını çizdiği gibi Macron, görev süresinin 2027 baharında sona ereceğine değinerek, bu tarihten önce pes etmeye niyeti olmadığını, cumhurbaşkanlığı kampanyasına müdahale etmeyeceğini ve Rusya’dan söz etmeksizin seçim sürecine “yabancı müdahaleyi” engellemeye çalışacağını açıkça ifade etti. Zamanın ruhuna işaret eden Bloomberg, Macron’un bu “yabancı müdahale” vurgusunun yalnızca Rusya’yı değil, ABD’yi de hedef almış olabileceğini yazıyor. Ekonomi ajansı, Trump yönetiminin son ulusal güvenlik stratejisinde Avrupa’ya “Direnç geliştirme” çağrısı yapıldığını ve “Medeniyetin silinmesi” riskinden söz edildiğini hatırlatıyor. Bu çağrı, “Geleneksel siyasi partiler tarafından Trump yönetiminin Avrupa’daki aşırı sağcı ve göçmen karşıtı gruplara örtük destek teklifi” olarak yorumlanmıştı. “İç zorluklar” konusunda Macron, Ulusal Meclisin “2026 bütçesi üzerinde hızla uzlaşmasını” “vazgeçilmez” olarak nitelendirdi; La Vanguardia’nın aktardığına göre tarım ve hayvancılık sektörüne destekten de söz etti. Paris, çiftçilerin büyük tepki gösterdiği AB–Mercosur serbest ticaret anlaşmasının imzalanmasına karşı ayak diremeyi sürdürüyor. Le Soir ise, çoğunluğu olmayan ve üç bloka bölünmüş bir Ulusal Meclise rağmen Macron’un 2026’da hâlâ “Kendisi için önemli olan dosyaların sonuçlanmasını” umduğunu, bunların başında da “toplumsal reformların” geldiğini belirtiyor. Macron, yaşamın sonuna ilişkin iki yasanın -biri “Ölmeye yardım”, diğeri palyatif bakımın güçlendirilmesi üzerine- kabul edilmesini hedefliyor. Buna karşın en sembolik proje, “15 yaş altına sosyal ağların yasaklanması ve gelecek eğitim yılından itibaren ortaokullarda cep telefonunun yasaklanması” oldu… The Times’a göre Macron’un sosyal ağlara karşı başlattığı bu “haçlı seferi”, “internetin çocuklar için taşıdığı tehlikelere dair kamuoyundaki artan kaygıları” yansıtıyor. Ancak aynı zamanda, “On yılların en ağır siyasi krizine sürüklenmiş bir ülkede” Macron’un “gündemde kalma arzusundan” da besleniyor. Britanya gazetesi, 2024’teki başarısız Meclis fesih kararından bu yana “Derin biçimde popülerliğini yitirmiş olan bu başkanın iç politikayı yönlendirmekte büyük ölçüde etkisiz kaldığını; buna karşın dış politika ve savunmadan hâlâ sorumlu olduğunu” vurguluyor. Le Soir, Macron’un konuşmasında “kendi yetki alanındaki” zorluklardan da kaçınmadığını yazıyor. “Gazze’deki duruma değinmemiş olsa da, savaşın Avrupa kıtasında sürdüğü bir dönemde Avrupa’nın gücünü ve bağımsızlığını inşa etmesi gerektiğini bir kez daha vurguladı.” Gazete ayrıca, “Çatışmaların durması halinde Ukrayna’yı korumaya yönelik güvenlik garantilerini hayata geçirmek amacıyla” kurulan “gönüllüler koalisyonu”nun yeni toplantısının ocak ayı başında Paris’te yapılacağını hatırlatıyor. “Görev süresi sona yaklaşırken, Emmanuel Macron’un diplomatik alanda her şeyi denemediği söylenemeyecek.” Çeviren: Ali Rıza Yıldırım
www.evrensel.net
January 3, 2026 at 9:16 PM
Sanıyorum hızlı şehirleşme ile doğayla uyumu kaybetmişiz bu topraklarda.
İlkokulda 2,5 ay İngiltere'de okudum. Yerler don, kızlar etek altına diz altı pamuklu çorap giyerlerdi ve bahçede oynardık. Ben tabi yünlü külotlu çorap ile. Bacaklarında mor hareler olurdu soğuktan. Kimse aldırmazdı.
January 2, 2026 at 3:38 PM
Yılmaz Özdil:
"Burada garibanlara el etek öptüren, ‘Mülk Allah’ın’ diyen Menzil’in dergah binaları İngiltere’de.
Türk milletinin ibret alması lazım."
January 1, 2026 at 1:30 PM
İngiltere’de ev sıcaklığı! Hoş geldin Thousand Horsemen Press (Instagram: @1000horsemenpress)! Hoş geldin Jaguar Kitap (Instagram: @jaguarkitap)! Takip edelim, paylaşalım dostlar!
December 27, 2025 at 9:58 PM
Keşke şimdi İngiltere’de olsaydım ve Premier League maçı seyretseydim.
keşke çok zengin olsaydım ve paris'te yaşasaydım
December 25, 2025 at 12:26 PM
Napcanız İngiltere’de ya ama olur orası da evet benim aklıma da geldi
December 22, 2025 at 5:42 PM
"bir sınıf; böyle bir sınıfın toplumsal düzene saygılı olmasını kim isteyebilir? Gerçekten bu çok fazla şey istemektir!" 2️⃣

#FriedrichEngels - İngiltere'de #EmekçiSınıfı'nın Durumu
December 20, 2025 at 7:51 PM
ham maddesinin %80’i de yurt dışından geliyor.
💊5 milyon nüfuslu İrlanda’nın 3 tane eczacılık fakültesi var, yılda 90 milyar dolarlık ilaç ihraç ediyor.
💊Bu arada 500 mg’lık Parasetamol’ün tableti bizde 3.5 TL, İngiltere’de ise 1.25 TL.
👉Bir yerlerde bir anormallik yok mu sizce?
December 20, 2025 at 6:57 PM
İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre, doğru zamanda edilen küfür insanı fiziksel, psikolojik ve duygusal açıdan rahatlatıyor.

— Araştırma, küfürlü kelimeler kullanmanın sosyal çekingenliği ortadan kaldırarak fiziksel performansı artırdığını gösteriyor.
December 19, 2025 at 3:26 PM
Gazze'de gerçek can kaybı 186 binden fazla: İngiltere'de yayımlanan The Lancet dergisinde, Rasha Khatib, Martin McKee ve Salim Yusuf imzasıyla "Gazze'de ölü sayımı: Zor ancak gerekli" başlığıyla makale yayımlandı.

"YÜZDE 30'UNUN KİMLİĞİ BELİRLENEMEDİ"

Gazze'de 19… #Haber #gündem #sondakika
Gazze'de gerçek can kaybı 186 binden fazla
İngiltere'de yayımlanan The Lancet dergisinde, Rasha Khatib, Martin McKee ve Salim Yusuf imzasıyla "Gazze'de ölü sayımı: Zor ancak gerekli" başlığıyla makale yayımlandı. "YÜZDE 30'UNUN KİMLİĞİ BELİRLENEMEDİ" Gazze'de 19 Haziran itibarıyla hayatını…
www.eshahaber.com.tr
July 9, 2024 at 5:40 AM
O dönem sonrası örtülü kadınların tasvir edildiği mermerden heykeller ABD, İrlanda ve İngiltere’de de görülmeye başlanıyor ama ‘The Veiled Virgin’ her zaman başyapıt olarak hayatımızdaki yerini koruyor.

Duvaklı Bakire şu an ise St. John’s Katedral Meydanı Kanada’da bulunuyor.
betimlenmiş çehresi üzerine örtülmüş ince bir tülü andıran peçesiyle Bakire Meryem’i tasvir ediyor. Kapalı gözleri ve hafif eğik başıyla Meryem ya huzur içinde ibadet ediyor ya da keder duyuyor. İkisi de Meryem’in tarihsel sürecine bakıldığında doğruluk gösteren tasvirler. +
Bu etkileyici heykelin yapım aşaması hakkında çok az bilgi olsa da eserin 1850’li yılların başında Roma’da oyulduğu düşünülüyor. Peçe her ne kadar bize yarı saydam bir görüntü verse de aslında eser Karara mermerinden oyulmuş bir heykel ve oldukça gerçekçi +
March 24, 2024 at 7:46 PM